YÜCEL TEŞKİLATI

Yazan : Serdar Alp ÖZTÜRK 

Yücel teşkilatı,  günümüz Makedonya ve o dönemde Yugoslavya topraklarında olan Üsküp’te 1941 yılında kurulmuş bir yapılanmadır. Bu yapılanma, Makedonya merkezi başta olmak üzere Balkan Türklüğünün kültürel ve inançsal özgürlüğünü ve yaşatılmasını  amaç edinmiştir. 

Üsküp 1931

TEŞKİLATIN KURULUŞU ÖNCESİNDE YUGOSLAVYA

Draža Mihailović

İkinci Dünya Savaşı öncesinde Yugoslavya Krallıkla yönetilmekteydi ve etniksel olarak çok çeşitlilik gösteren Yugoslavya’da iç çekişmeler kendini  hissettirmekteydi. İngilizler, mevcut Kraliyet taraftarı olan  Draža Mihailović önderliğinde Sırp çetnikler, SSCB’nin desteği Tito ve partizanlar ile Nasyonalist Almanların desteklediği Hırvat milisler arasında mücadele kendini hissettirmekteydi. 

1941 senesinde Yugoslavya Almanlar tarafından işgal edildi. İşgal ve iç çatışmalar sonrasında, 2 Aralık 1945’te Yugoslavya Demokratik Federal Cumhuriyeti kurulduğu ilan etti.

“Güney Slav Ülkesi” anlamına gelen Yugoslavya Tito önderliğinde Sosyalist bir ülke olarak bağımsızlığını ilan etti.

II. DÜNYA SAVAŞ ÖNCESİ VE SIRASINDA TÜRKLERİN DURUMU

Josip Broz Tito

1877 Osmanlı Rus Savaşı (93 Harbi) Balkan Savaşları sonrasında büyük yara alan Osmanlı Devleti Balkanlardan geri çekilmek zorunda kalmıştı. Bölgede yaşayan Türkler ve Boşnaklar Bu süreçte yoğun göçler vererek Anadolu merkezine doğru çekilmeye başlamışlardı. 

Bu yoğun göçe rağmen, Bulgaristan ve Yunanistan’ın yanı sıra o dönem Yugoslavya olarak bilinen coğrafyada Türk ve Müslüman nüfusu bulunmaya devam etmekteydi. 

Başta Bulgarlar ve Sırplar olmak üzere baskın topluluklar, fırsat buldukça Türkler üzerinde yıldırma eylemlerini gerçekleştirmekteydi. 

Savaş sırasında Yugoslavya taraftarları arasında yaşanan iktidar mücadelesinde Türklerin akıbeti pek bir önem arz etmiyordu. Çünkü kralcı olan Mihaylovistler ve Sırp Çetnikler, Tito ve Partizanlar kim başa geçerse geçsin Türkler üzerinde yaratacakları politikalar aynı olacaktı.

Alman işgali sonrasında, Türklerin yoğun yaşadığı Vardar Makedonyası olarak bilinen bölgenin denetimini Almanlar Bulgarlara bıraktı. Bulgarlar, Sırp rakiplerinden farklı olmadan Türkler üzerinde baskıyı daha da artırdı.  

KURULUŞ VE TÜRKİYE İLE TEMAS

Şuayip Aziz İshak

İttihat ve Terakki’nin yatağı olan bu coğrafyada yaşayan Türkler milli şuur ve mücadelesini yeniden alevlendirmek için bir araya gelmeye başladı. 1937 senesinde bir öğretmen olan Şuayb Aziz İshak etrafında bir grup tarafından teşkilatın temelleri atıldı. 

Teşkilat Türkiye Cumhuriyeti ile ilk temasını 1943 yılında yılında Üsküp’te bulunan Türk Konsolosluğu ve Konsolos vekili Emin Vefa Gerçek ile gerçekleştirdi. Bu temas sonrasında milli ve manevi değerlerin yaşatılması ve öğretilmesi için başta Kuran-ı Kerim olmak üzere Mustafa Kemal’in Nutuk’u, Mehmet Akif’in Safahatı, Ziya Gökalp’in eserlerinin yanı sıra Yahya Kemal, Mehmet Emin Yurdakul ve Namık Kemal’in şiirleri Türkiye’den getirtilip elden ele dolaştırılmaya başlanmıştı. 

Faaliyetlerini Üsküp ve Köprülü şehirlerinde gerçekleştiren teşkilat üyeleri büyük bir gizlilik içerisinde faaliyetlerini sürdürmeye geyret göstermekteydi. Teşkilat “BİRLİK” adı verilen ilk Türkçe gazeteyi 23 Aralık 1944 çıkarmaya başladı. Üsküp radyosunda ilk Türkçe yayını ve Türkçe tiyatro eserleri çalışmalarının yanı sıra gönüllü öğretmenler oluşan kurslar düzenleyerek yeni Türk alfabesi ile Türkçe dersleri verildi.

 1945 yılında ise Belgrad’da bulunan Büyükelçi  Kamil Koperler ile görüşüldü ve bu görüşme sonrasında yapı, teşkilat başkanı şuayb aziz tarafından kaleme alınan tüzük maddelerini ve iki sayfalık önsözü ile oluşuma “Yücel” adı verildiğini açıklamıştı.  

ÖNEMLİ İSİMLERİ

Şuayb Aziz

Nazmi Ömer Yakup

ŞUAYB AZİZ İSHAK (BAŞKAN)

Teşkilatın kuruluşundan büyümesine kadar birçok görevde aktif rol alan Şuayb Aziz İshak Üsküplüydü. Üsküp Ataullah Efendi Medresinde öğrenim görmüş sonrasında Mısır El Ezher Üniversitesini ikincilikle bitirmişti. Ankara Üniversitesi akademisyenliği için görüşmeler olmuşsa da II. Dünya Savaşı nedeniyle Türkiye’ye gelememişti. Hayatını çiftçilik yaparak kazanan Şuayb Aziz İshak kendisine teklif edilen devlet memurluklarını ret etmişti.  

Ali Abdurrahman Ali

ŞERAFEDDİN FERİD (TEŞKİLAT GENEL SEKRETERİ)

Teşkilatın genel sekreteri olan Şerafeddin Ferdi Fransızca öğretmeniydi.  

NAZMİ ÖMER YAKUP (TEŞKİLAT YÖNETİM KOMİTESİ)

Nazmi Ömer bir  Belgrad Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu bir hukukçuydu ve Üsküp İdare Mahkemesi genel sekreteriydi. 

ABDÜLKERİM SEZER (TEŞKİLAT YÖNETİM KOMİTESİ)

Teşkilatın diğer bir hukukçusu olan Abdülkerim Sezer ağır ceza hakimiydi.

ALİ ABDRURRAHMAN ALİ (TEŞKİLAT VEZNEDARI)

Ali Abdurrahman öğretmendi  ve matbaacılık yaparak geçimini sağlıyordu. Teşkilatın “Birlik” isimli gazetesini çıkarıyordu. 

ADEM ALİ ADEM (TEŞKİLAT YÖNETİM KOMİTESİ)

Geçimini saraçlık yaparak sağlıyordu. Teşkilatın ihtiyaç duyduğu silah teminini gerçekleştirmekteydi.

TUTUKLAMALAR VE İDAMLAR

Adem Ali Adem

2 Aralık 1945 tarihinde yönetimi ele geçiren Tito, ülkede genel hakimiyetini kontrol altında tutmak adına birçok muhalifini tutuklatmaya başlamıştı. Yaklaşık 400.000 kral yanlısı tutuklanmıştı. 

Bu tutuklamalardan ilk nasibi Draža Mihailović taraftarları almıştı. Ardından Müslüman oluşumlar gelmeye başlamıştı. Arnavut Müslümanlarca kurulan Balistler, Boşnaklarca kurulan Genç Müslümanlar ve Prizen merkezli Genç Türkler bu tutuklamaların ikinci safhasında yer aldı. Yücel teşkilatı bu safhada ki tutuklamalardan nasibini aldı.

İlk tutuklamalar 1947 Ağustosunda başladı ve Ocak 1948 tarihine kadar devam etti. Resmi rakamlara göre 63 kişi olarak açıklanan sayının daha fazla olduğu bilinmektedir. 

16 kişilik tutuklu grubunun ilk davası 19 Ocak 1948 günü başladı. 25 Ocak 1948 günü  hızlı bir neticelenen mahkeme sonunda  Şuayb Aziz, Adem Ali Adem, Ali Abdurrahman  Ali ve Nazmi Ömer hakkında idam diğer tutuklular için ise 8 yıl ile 20 yıl arasında mahkumiyet kararı verildi. Diğer mahkemeler süratle devam ederek tüm tutuklular hakkında  4 aaydan 9 yıla kadar hapis cezaları ile cezalandırıldılar.

27 Şubat 1948 Günü Şuayb Aziz, Adem Ali Adem, Ali Abdurrahman  Ali ve Nazmi Ömer kurşuna dizilerek öldürüldü. 

Yücel teşkilatı üyeleri yargılanırken

SONRASINDA

Yugoslavya serbest göçe izini verdiği 1953 ile 1967 tarihleri arasında toplamda 300.000 Türk bölgeden göç etmek zorunda kaldı. 

Yücelcilerin tamamı Türkiye’ye yerleşti. 1957’den bugüne halen Yücelcilerin çocukları ve torunları onların anısını yaşatmaktadırlar.