48.000 YIL ÖNCE NEANDERTALLER MAĞARA ASLANI AVLAMAKTAYDI

 

Aslanlar Üst Paleolitik çağ boyunca,  antropojenik faunal topluluklarda önemli bir figür olarak kendini göstermekteydi.

Erken dönemlerde ise homininler ve aslanlar arasındaki ilişki yeterince bilinmemekte ve türler arasındaki ilişkiler yoruma dayanmaktaydı.

Siegsdorf, Almanya’da keşfedilen 48.000 yıllık mağara aslanı iskeletindeki av lezyonları, insanlık tarihinde büyük bir yırtıcının doğrudan öldürülmesinin en erken örneğini olarak yerini aldı.

Aslan kaburgasındaki kısmi delinmenin karşılaştırmalı analizine göre, ölümcül darbe tahta bir mızrakla yapılmıştır.  Buna ek olarak Einhornhöhle, Almanya’da ve Orta Avrupa’da bulunan kalıntılarda mağara aslanının derisinin Neandertaller tarafından kullanıldığına dair  en az 190.000 yıllık distal aslan falankslarının keşfi bilinmektedir.

İlkel atalarımız ve akrabalarımız olan hominidler ile etoburlar arasındaki ilişki, gen akışını ve yaşam habitatını şekillendirmiştir. Onbinlerce yıllık rekabet yiyecek ve su kaynaklarının paylaşımının yanı sıra karşılıklı potansiyel av olma formatı nedeniyle oldukça kanlı ve ölümcüldü.

Bu rekabet özellikle ilkel insanlarda daha etkin bir yer almış ve paleoitik dönemin sanat eserleri yırtıcılar üzerine inşa edilmişti ve kültürel davranışlara şekil vermişti.

Pleistosen aslanları ve insanlar

Büyük yırtıcılar arasında, insan kültürüne en etki eden canlı şüphesiz aslandı. Karizmatik sembol değeri ile günümüz popüler kültüründe yerini almaya devam eden aslanın evrimsel çıkış hikayesi, insanınki ile oldukça parelellik göstermektedir.  Aslan tıpkı Homo Sapiensler gibi Afrika’nın doğusunda ortaya çıkmıştır. Aslan benzeri canlılardan olan Panthera’nın en eski fosilleri Tanzanya, Laeotoli’de 3,8 ila 3,6 milyon yıl ile tarihlenmektedir.

Batı Avrupa’da bulunan aslan fosillerine göre Orta Pleistosen döneminde hızlı bir yayılım gösterdikleri bilinmektedir Geç Pleistosen döneminde ise Avrasya mağara aslanı, Mamut Bozkırı trofik zincirin akışında, Pleistosen’in sonundaki yok oluşuna kadar apeks yırtıcı olarak kilit ekolojik rolünü üstlenmiştir.

Homininler , Avrupa’ya gelişlerinden bu yana, hatta muhtemelen daha erken bir zamanda, aslanlarla etkileşime girmişlerdir. Büyük kedi, Avrupa’daki Üst Paleolitik Homo sapiens grupları için oldukça önemliydi. Bu durum Aurignacien’de güneydoğu Fransa’daki mağaralardaki mağara aslanı tasvirleri , ünlü Löwenmensch (Aslan adam) dahil olmak üzere fildişi heykeller ve Swabian Jura yataklarındaki heykelcikler ve delikli mağara aslanı ile iyi bir şekilde gösterilmiştir.

Kişisel süs eşyası olarak kullanılan Aslan’ın köpek dişleri, Gravettian döneminde kesilmiş işaretli kemikler, Swabian Jura ve Moravya bölgelerinde aslanların avlanıldığını göstermektedir. Kuzey İspanya’daki La Garma’da daha sonraki Magdalenian seviyelerinde kesme işaretlerine sahip dokuz distal parmak kemiğinin keşfi, H. sapiens’in aslan postunu kullandığını ispatlamaktadır. Fransa’nın güneybatısındaki La Vache Mağarası’nda bulunan bir kemiğin üzerine kazınmış üç mağara aslanı silüeti, son buzul çağı sonuna denk düşmekteydi.

Mağara aslanının türümüz için önemini gösteren arkeolojik kayıtlara rağmen, diğer insan türlerinin bu zirve yırtıcıyla türler arası rekabetin ötesinde nasıl etkileşime girdiği belirsizliğini koruyor. Alt Paleolitik dönemde hominin-aslan etkileşimine dair tek kanıt , Kuzey İspanya’daki Gran Dolina’da (TD10-1 seviyesi), Sierra de Atapuerca’da bulunan ve Deniz İzotop Aşaması (MIS) 9’a tarihlenen kesilmiş bir P. fosilinin kalıntılarından oluşur. Kronolojik olarak izole edilmiş olmasına rağmen, bu eşsiz buluntu, deri yüzmeye ilişkin kanıtlar da dahil olmak üzere, büyük bir yırtıcı hayvanın erken homininler tarafından sömürülmesine ve olası tüketimine ilişkin en eski örneği temsil etmektedir.

Kaya sanatı veya mobil sanat) veya her ikisi şeklinde insan-mağara aslanı etkileşiminin doğrudan kanıtı olan paleolitik alanlar. 1 Einhornhöhle, 2 Siegsdorf, 3 Gran Dolina, 4 Caverna delle Fate, 5 Chez-Pinaud (Jonzac), 6 Cueva de Bolomir, 7 Le Portel, 8 Grotte du Renne, 9 Hohlenstein-Stadel, 10 Vogelherd, 11 Hohle Fels, 12 La Garma, 13 Chauvet, 14 Peyrat (Saint-Rabier), 15 Çift-olmayan, 16 La Gravette, 17 Grotte Duruthy, 18 Pavlov I, 19 Dolní Věstonice I, 20 Trois-Frères, 21 Grotte de la Vache (Ariège) ). Harita, ArchGIS Pro sürüm 3.0.5 ile oluşturuldu ve raster dosyaları The Digital Elevation Model over Europe’dan (EU-DEM) elde edildi. Çevrimiçi olarak mevcuttur: https://www.eea.europa.eu/data-and-maps/data/copernicus-land-monitoring-service-eu-dem (20 Şubat 2023’te erişildi).

Neandertaller besin zincirinin en üstünde yer alan etkili avcılardı ve av taksonları için mağara aslanlarıyla rekabet ediyorlardı avlanmayı geçim için değil aynı zamanda faydacı olmayan amaçlarla içinde kullandılar. Bununla birlikte, Orta Paleolitik dönemde Neandertal-aslan etkileşimine dair kanıtlar oldukça azdır. Doğu İberya’daki Bolomor Mağarası’nın (MIS 5) IV. katında bulunan iki kesik işaretli aslan fibulası, aslan katliamını kanıtlıyor. Kesilmiş işaretli aslan kemikleri aynı zamanda güneybatı Fransa’daki Chez Pinaud, Jonzac’taki (MIS 4) Quina Mousteriyen yataklarından da gelmektedir ve bunlar deri yüzmenin kanıtı olarak yourmlanmaktadır.

Güney Fransa’daki Le Portel’deki Batı Mağarası’nın (MIS 3) Mousterian seviyesi F2’den potansiyel kesme işaretlerine sahip bir mağara aslanı yarıçapı rapor edilmiştir49 . Geç Pleistosen Neandertalleri muhtemelen kuzey İtalya’daki Finale Ligure’deki (MIS 5’ten MIS 3’e kadar olan) Caverna delle Fate’de bir mağara aslanının derisi yüzülmüş olarka kalıntıları bulunmuştu. Güneydoğu Almanya’daki Siegsdorf’ta (MIS 3) ortaya çıkarılan kesme işaretli kısmi bir mağara aslanı iskeleti ise Orta Paleolitik’in sonuna tarihlenir ve iskelet kırılmalarından ve kesik izlerinden öncül bir karkas kasaplık yorumlanmıştır .

Tafonomik ve adli analiz, Siegsdorf aslanının Neandertaller tarafından öldürüldüğünü ve ardından katledildiğini göstermektedir. Einhornhöhle’deki mağara aslanı falanksları, Orta Paleolitik insansılar tarafından aslan postunun potansiyel kullanımına ilişkin ilk bilgileri sağlamakta ve Orta Paleolitik dönemde aslan falankslarındaki deri yüzme kesik izlerine ilişkin daha önceki gözlemler de dahil olmak üzere, büyük yırtıcı hayvanların sömürüldüğünü öne süren mevcut kanıtlar bütününe katkıda bulunmaktadır. Paleolitik. Bu yeni buluntular, insan-aslan etkileşimine ilişkin sınırlı Orta Paleolitik kayıtlara yapılan önemli eklemeleri temsil ediyor ve Neandertallerin davranışsal karmaşıklığı hakkında yeni bilgiler sağlamaktadır.

 

Kaynak: https://www.sciencenews.org/article/neandertal-hunt-cave-lion-skeleton-first-direct-evidence

Reklam (#YSR)