ORTADOĞU KÖKENLİ VİRÜTİK SALGIN “MERS CoV” 

MERS ( Orta Doğu Solunum Yolu Sendromu’nun İngilizce kısaltılmışı)  akut viral solunum yolu hastalığı esas olarak; öksürük, yüksek ateş, nefes darlığı ve bazen pnömoni ve böbrek yetmezliği gibi ciddi ölümcül komplikasyonlarla kareterize olan virütik bir hastalıktır.

Hastalık ilk olarak Haziran 2012’de Suudi Arabistan’ın Cidde şehrinde gözlendi ve kısa süre sonra Ürdün, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri dahil olmak üzere Orta Doğu’daki birçok ülkelerde de rapor edildi. Sonrasında Fransa, Almanya, İtalya ve Birleşik Krallık’taki vakalar da dahil olmak üzere Avrupa’da tespit edildi. Bu vakaları Tunus, Çin, Malezya, Güney Kore ve Amerika Birleşik Devletleri dahil olmak üzere Orta Doğu’dan daha uzak ülkeler izledi.

Suudi Arabistan dışındaki en büyük MERS salgını, yakın zamanda Orta Doğu’ya seyahat etmiş bir kişinin daha sonra Güney Kore’de hastalandığı ve hastalığı yakın temaslara bulaştırdığı 2015 yılında meydana geldi.

Hastalığın Orta Doğu’dan ayrılan enfekte gezginler tarafından yayılması, MERS’in halk sağlığı açısından uluslararası bir potansiyele sahip olduğunu düşündürdü.

Bununla birlikte bir pandemi olasılığının, hastalığın bir kişiden diğerine geçme kabiliyetinin sınırlı olması nedeniyle engellendiği düşünülmüştür.

MERS, Solunum sistemine saldıran MERS-CoV  isimli bir koronavirüs olarak bilinir.

Hastalık belirtileri, enfeksiyondan 2 ile 14 gün sonra herhangi bir zamanda ortaya çıkar. Öksürük, ateş ve nefes darlığı birincil semptomlardır. Bununla beraber ishal, bulantı, kusma ve kas ağrısı gibi semptomlar da kendini gösterebilir.

Bazı kişilerde enfeksiyon hiçbir semptom üretmez veya sadece hafif soğuk algınlığı benzeri semptomlar verirken, özellikler zayıf ve güçsüz bazı hastalarda, enfeksiyon ciddi sonuçlara neden olabilir.

Hastalıkta tedavi destekleyicidir. Hastalığın başlıca komplikasyonları arasında akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS), yaygın damar içi pıhtılaşma (DIC), böbrek yetmezliği ve perikardit (kalbi saran membranöz kesenin iltihabı) olarak sıralanabilir.

Ciddi hastalık geliştiren enfekte kişilerin yüzde 60’ından fazlası hastaneye yatırılmayı gerektirmiştir ve bildirilen vakaların yüzde 30’undan fazlası da ölmüştür. Yakın temasın insanlar arasında hastalık bulaşmasının birincil aracı olduğu düşünülmektedir.

Orta Doğu’da insandan insana bulaşma kanıtı olmayan MERS vakaları, insanlık dışı bir hastalığın kaynağını içerdiğini göstermiştir. Yarasaların doğal koronavirüs rezervuarı olduğundan şüphelenilmektedir ve genomik analizler MERS -CoV ‘nin yarasalardan türeyen koronavirüslerle yakından ilişkili olduğunu göstermiştir.

Bununla birlikte, çeşitli koronavirüsler Suudi Arabistan’daki yarasalarda dolaşmasına rağmen, araştırmalar hayvanların çok azının MERS-CoV taşıdığını göstermiştir. Aksine, çalışmalar virüsle enfeksiyonun Orta Doğu ve Afrika’daki develer arasında yaygın olabileceğini göstermiştir. Bu bölgelerdeki develerle doğrudan veya dolaylı insan temasının olasılığının yüksek olması, bir insanın enfeksiyonu kaynağından aldığını düşündürmektedir.