YUNAN İSYANI (1821 – 1830)

Yunan İsyanı temsili resim

Yunan Bağımsızlık Savaşı olarak da bilinen, Yunan İsyanı (Yunanca: Ελληνική Επανάσταση veya Αγώνας -Mücadele-), Yunan isyancıların 1821 ile 1830 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu’na karşı yürüttüğü isyan hareketi ve bağımsızlık savaşıydı. 

Yunanlılara ilerleyen yıllarda İngiltere, Fransa ve Rusya yardım ederken Osmanlılar Mısır başta olmak üzere diğer Kuzey Afrika birlikleri tarafından desteklendi.

İsyan ve uzun süren mücadele günümüz Yunanistanın oluşumuna yol açtı. İsyan ve sonunda edinilen bağımsızlık adına,  her sene 25 Mart tarihinde dünyanın dört bir yanındaki Yunanlılar tarafından bağımsızlık günü olarak kutlanmaktadır.

Bizans İmparatorluğunun varlığı 1453 senesinde Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u alması ile sona erdi.[2] Sonraki yüzyıllar boyunca, Osmanlı idaresine karşı birkaç başarısız Yunan ayaklanmaları olmuştu.[3]

1814’te, o dönemde Avrupa’yı saran devrimci coşkunun cesaretlendirdiği birkaç Yunanlı tarafından, Yunanistan’ı kurtarmak amacıyla Filiki Eteria (Dostlar Topluluğu) adlı gizli bir örgüt kuruldu. Filiki Eteria örgütü, Peloponnese  (Mora), Tuna Prenslikleri ve İstanbul’u kapsayacak bir isyan başlatmayı planladı. Ayaklanmanın başlangıç tarihi 25 Mart 1821’de Ortodoks Hristiyan kutsal günü olan “Müjde Bayramı” olarak planlanmıştı. Ancak Filiki Eteria’nın planlarının Osmanlı yönetimince farkedilmesi nedeniyle, isyan hareketi planlanan tarih öncesine kaydırıldı ve ilk isyan 6 Mart/21 Şubat 1821’de Tuna Beylikleri’nde başladı. Başlayan bu hareket kısa sürede  Osmanlılar tarafından bastırıldı.  Kuzeydeki olaylar Mora’daki Yunanlıları harekete geçirdi ve 17 Mart 1821’de Maniotlar ilk savaşı ilan ettiler. Eylül 1821 yılında, Theodoros Kolokotronis önderliğinde Yunanlılar Tripoliçe şehrini ele geçirdi ve ardından Müslüman ve Yahudi nüfusundan oluşan 10.000 üzerinde sivili katletti.  Bu olayın ardından Girit, Makedonya ve Orta Yunanistan’daki isyanlar patlak verdi ancak sonunda bastırıldı. Bu arada, derme çatma Yunan filoları, Ege Denizi’ndeki Osmanlı donanmasına karşı başarı elde ederek, Osmanlı takviye kuvvetlerinin deniz yoluyla gelmesini engelledi.

Kısa süre sonra farklı Yunan fraksiyonları arasında gerilimler artarak peşpeşe iki iç savaş çıktı. Osmanlı Sultanı II.Mahmud, Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın Mısır hakimiyetini ve topraklarının garantörlüğü karşılığında Kavalalı’nın oğlu İbrahim komutasında bir Mısır ordusunun desteğinin kabul etti.

Kavalalı İbrahim, Şubat 1825’te Mora’ya çıktı ve o yılın sonunda yarımadanın çoğunu ele geçirdi. Missolonghi kasabası, Türklerin bir yıl süren kuşatmasının ardından Nisan 1826’da düştü. Başarısız Mani işgaline rağmen, Atina da düştü ve isyanın tamamen bastırıldığı düşünüldü.

Bu noktada, üç Büyük Güç (Rusya, İngiltere ve Fransa) donanma filolarını 1827’de Yunanistan’a göndererek müdahale etmeye karar verdi. Birleşik Osmanlı-Mısır filosunun müttefik Avrupa filoları Hydra adasına saldıracağı haberinin ardından Osmanlı donanmasını Navarin’de durdurdu. Hafta boyu süren gergin bir durgunluğun ardından Navarin Savaşı, Osmanlı-Mısır filosunun yok olmasına yol açtı ve durumu isyancıların lehine çevirdi. 1828’de Mısır ordusu, bir Fransız seferi kuvvetinin baskısı altında çekildi. 

Mora’da ki (Peloponnese) Osmanlı garnizonları teslim oldu ve Yunan isyancıları orta Yunanistan’ı geri almaya başladı. Rusya, Osmanlı İmparatorluğu’na karşı yürüttüğü savaşı kazandı ve Edirne Antlaşması (1829) ile Yunan özerkliğini kabul etmeye zorladı.

Dokuz yıllık savaşın ardından, Yunanistan nihayet Şubat 1830 Londra Protokolü kapsamında bağımsız bir devlet olarak tanındı. 1832’deki daha fazla müzakereler Londra Konferansı ve İstanbul Antlaşması’na yol açtı ve  bu anlaşmalar ile  yeni devletin nihai sınırlarını belirledi ve Bavyera Prensi Otto’yu Yunanistan’ın ilk kralı olarak ilan ettiler.

İSYANLAR ÖNCESİNDE

OSMANLI YÖNETİMİ

Fatih Sultan Mehmet’in 29 Mayıs 1453 İstanbul’u almasıyla Bizans İmparatorluğu Bizans İmparatorluğunun sonunu getirdi.  Bizans’ın sonlanmasıyla beraber Osmanlı hakimiyeti Balkanlar ve Anadolu coğrafyasında etkin ve güçlü bir şekilde varlığını devam ettirdi.  Ortodoks Hıristiyanlarına Osmanlı idaresi altında bazı siyasi haklar tanınmış olsa da gayrimüslim olduklarından dolayı merkez tebaadan sayılmamaktaydılar.[4] [5]

15. yüzyılın sonlarında Demetrios Chalkokondyles ve 17. yüzyılda Leonardos Philaras gibi Yunan entellektüelleri, bağımsız bir Yunanistan için çağrı ve çabalarda bulunmuşlardı. [6] Demetrius Chalcondyles, İstanbul’un fethiyle Venedik’e kaçmış ve tüm Latinleri, Yunanlılara “iğrenç, canavar ve dinsiz barbar Türklere(!) karşı duralım” ifadeleriyle Osmanlılara karşı durmaya çağırdı. [7]  

1821 Yunan isyanı, Osmanlılara karşı ilk ayaklanma değildi. 17 yüzyılda Piskopos Dionysius önderliğinde iki büyük isyan çıkmış olsa da başarılı olamamıştı. [8] 1684 ve 1699 senelerinde Mora’da gerçekleşen Osmanlı ve Venedik savaşları sonrasında 30 yıl boyunca Venedik egemenliği altına  giren Mora,  eşkıya gruplarının  çoğalmasıyla birlikte 17. yüzyıl boyunca kargaşa içinde kaldı.[9]

İlk büyük ayaklanma, sınırlı bir başarı elde etmiş olsa da Osmanlılar tarafından bastırılan 1770’lerde Rus destekli Orlov İsyanı idi.[10] Bununla birlikte, Maniot Rumlar sürekli olarak Osmanlı yönetimine direndiler ve bölgelerine yapılan birçok Osmanlı saldırısını bozguna uğrattılar, bunlardan en ünlüsü 1770 işgali idi. [11]

İkinci Rus-Türk Savaşı sırasında Trieste’deki Rum topluluğu, Osmanlı donanması için bir baş belası olan Lambros Katsonis komutasındaki küçük bir filoyu finanse etti ve savaş sırasında klephts ve armatoloi (dağlık bölgelerdeki gerilla savaşçıları) grupları ciddi zararlar verdi. [12]

Aynı zamanda bir çok Rum, Osmanlı bürokrasisinin üyeleri olarak Osmanlı devletinde ayrıcalıklı bir konuma sahipti. Yunanlılar, Ortodoks Kilisesi’nin işlerini Ekümenik Patrikliği aracılığıyla kontrol ediyorlardı, çünkü Ortodoks Kilisesi’nin yüksek din adamları çoğunlukla Rum kökenliydi. Böylece, Osmanlı millet sisteminin bir sonucu olarak, Patrikliğin ağırlıklı olarak Rum hiyerarşisi, İmparatorluğun Ortodoks tebaası olan Rumlar [13]  üzerinde kontrol sahibiydi. [4]

Rum Ortodoks Kilisesi ulusal kimlik, Yunan toplumunun gelişmesi ve Yunan milliyetçiliğinin diriliş korunmasında önemli rol oynamıştır. [iii] 18. yüzyılın başlarından itibaren, Feneryotlar olarak bilinen İstanbul’un önde gelen Rum ailelerinin üyeleri, Osmanlı dış politikası ve nihayetinde bir bütün olarak bürokrasi üzerinde hatırı sayılır bir güç elde etmişlerdi. [14]

KLEFTLER VE ARMATOİLER  

Dimitrios Makris, 19. yüzyılın Yunan klepht (haydut) şefi

Askeri olarak zayıf merkezi otoritenin olduğu zamanlarda, Balkan kırları Müslümanlara ve Hıristiyanlara benzer şekilde saldıran “kleftler” (Yunanca: κλέφτες-Haydut)  adı verilen eşkıya grupları tarafından istila edildi. Osmanlı otoritesine meydan okuyan bu eşkıyalar Rum ahali tarafından çok sevildi ve popüler kültürde önemli bir yer aldılar. [15]

Osmanlılar, kleftlerin saldırılarına yanıt olarak tehlike altındaki bölgeleri, özellikle de dağ geçitlerini güvence altına almak için “armatoloi” (Yunanca:  αρματολοί) olarak bilinen Hıristiyan milislerle sözleşme yaparak bu gruplar arasında en yetenekli olanları topladı.[16][17] Kleftler ve armatoloi arasındaki ayrım net değildi, çünkü ikincisi yetkililerden daha fazla fayda elde etmek için genellikle haydutlara dönüşecek, tersine başka bir haydut grubu armatolik olarak atanacaktı.[18]

Bununla birlikte kleftler ve armatoloiler, üyeleri ortak bir amaç doğrultusunda toplanacak olan sosyal bir sınıf olmasa da, bir taşra eliti oluşturdu. [19] Bazı armatoiler Osmanlı bürokrasisinde ilerleyerek önemli görevler aldılar.  [18][20]

İsyan sırasında güçlü armatoloi gruplar Rumeli, Teselya, Epir ve Güney Makedonya’da varlık göstermekteydi.[21]  Yannis Makriyannis’e göre, Yunanlılar tarafında mevcut tek büyük askeri güç olan klephts ve armatoloiler Yunan devriminde o kadar önemli bir rol oynamışlardı ki, onlara “özgürlük mayası” adını vermişti.[22]

Armatoloiler

YUNAN AYDINLANMASI VE ULUSAL HAREKETİ  

18. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu içindeki ve dışındaki ekonomik gelişmeler nedeniyle, Yunan tüccarlar ve denizciler zenginleşti ve okullar ve kütüphaneler kurmak ve Batı Avrupa üniversitelerinde okumak için genç Rumlara ödeme yapmak için gerekli serveti elde ettiler. [23] Avrupa Aydınlanması, Fransız Devrimi ve romantik milliyetçiliğin radikal fikirleriyle temas kurdular. [24] Adamantios Korais ve Anthimos Gazis gibi Yunan diasporasının eğitimli ve etkili üyeleri, eğitim seviyelerini yükseltmek ve aynı zamanda ulusal kimliklerini güçlendirmek amacıyla bu fikirleri Yunanlılara geri aktarmaya çalıştı. Bu, modern Yunan Aydınlanması (Yunanca:  Διαφωτισμός) olarak tanımlanan bir süreçte Yunanca kitapların, broşürlerin ve diğer yazıların yayılmasıyla başarıldı. [24]

Yunan ulusal fikrinin gelişimi için çok önemli olan başka bir olay ise  18. yüzyıl Rus-Türk Savaşlarıydı. Büyük Petro, Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanmasını ve yeni bir Bizans İmparatorluğu’nun bir Ortodoks imparatorla yeniden kurulması hayallerindeydi. Çar Petro,  Osmanlılara karşı 1711 tarihinde yapılan Prut Savaşında bütün ortodoksları (özellikle Yunanlıları) Osmanlıya karşı birleşmeye çağırdı. II. Katerina (1762-1796) döneminde yaşanan Rus-Türk savaşları, Yunanlıların Ruslar yardımıyla bağımsız olabileceklerini gösterdi.

Peloponnesus’ta (Mora) bir bağımsızlık hareketi, 1769’da Rus ajanları tarafından kışkırtıldı ve Lambros Katsonis komutasındaki bir Yunan filosu 1788-1792 savaşında Rus filosuna yardım etti.[25] 18. yüzyılın Yunan isyanları başarısız olmakla beraber önceki yüzyıllardaki isyanlardan çok daha büyüktü ve ulusal bir devrim için öncül nitelikteydi. [26]

Fransız Devrimi’nin etkisiyle 18. ve 19. yüzyıllarda (Balkanlar da dahil) Avrupa’da devrimci milliyetçilik büyüdü.[27] Osmanlı İmparatorluğu’nun gücü azalırken, Yunan milliyetçiliği kendini göstermeye başladı.[28] Yunan yazar ve entelektüelleri arasında en etkili olanı Rigas Feraios’tu. Fransız Devrimi’nden derinden etkilenen Rigas,  bölgedeki Türkler de dahil olmak üzere tüm Balkan uluslarının kurtuluşunu ve bir “Balkan Cumhuriyeti” nin kurulmasını amaçlayan kapsamlı bir ulusal hareketi tasarlayan ve organize eden ilk kişi oldu.  Trieste’de Avusturyalı  yetkililer tarafından tutuklandı ve 1797’de Osmanlı yetkililerine teslim edildi ve komplocuları ile birlikte Belgrad’a  nakledildi. Hepsi 1798 Haziranında boğularak öldürüldü ve cesetleri Tuna Nehri’ne atıldı.[29] Rigas’ın ölümü Yunan milliyetçiliğini alevlendirdi, “Thourios” (savaş şarkısı)  Yunanlılar için Osmanlı yönetimine karşı bir isyan şiiri haline dönüştü. [30]

Bir diğer etkili Yunan yazar ve entelektüel Adamantios Korais’ti. Fransız Devrimine tanık olan Korais’in temel entelektüel ilham kaynağını Fransız Aydınlanmasından aldı ve Thomas Hobbes, John Locke ve Jean-Jacques Rousseau’dan düşünürlerden etkilendi. Korais genç bir yetişkinken, çalışmalarına devam etmek için Paris’e taşındı. Sonunda Montpellier Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve hayatının geri kalanını Paris’te geçirdi. Thomas Jefferson’la sık sık politik ve felsefi tartışmalar yaşadı. Paris’teyken Fransız Devrimi’ne tanık oldu ve ondan çıkan demokrasiyi gördü. Zamanının çoğunu, Yunanlıların eğitimini ilerletmek için zengin Yunanlıları okullar ve kütüphaneler inşa etmeye ikna etmek için harcadı. Yunanistan halkının ve ülkenin genel refahı ve refahı için eğitimde ilerlemenin gerekli olacağına inanmaktaydı.

Yunan Devrimi’nin Aydınlanma ve Fransız Devrimi ile bağlantısı, bu teoriyi mekanik ve yanlış olarak değerlendiren birkaç Yunan yazar tarafından eleştirildi. [32] [33]  Eleştirenlere göre Devrimin ilerlemesine katkıda bulunan ana dış faktör Prusya ve Rusya idi. Rusya, Büyük Petro döneminden beri, Türklere karşı bir Hıristiyan savaşı tasavvur ediyordu. Yunanistan, 1770 devriminden bu yana Rus planlarına dahil olmuştu. [34]

Yunan davası, yalnızca Batı Avrupa ve Rusya’daki büyük Yunan tüccar diasporasından değil, aynı zamanda Batı Avrupa Helenlerinden de destek almaya başladı. [28] Bu Yunan bağımsızlık hareketi sadece Doğu Avrupa’da ulusal karakterin ilk hareketi değil, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu gibi Hıristiyan olmayan bir çevrede de ilk hareketti. [35]

FİLİKİ ETERİA 

Ukrayna Odessa’da Filiki Eterya’nın kurulduğu ev.

Feraios’un ölümü, üç genç Yunan tüccarı olan Nikolaos Skoufas, Emmanuil Xanthos ve Athanasios Tsakalov ilham verecekti. Bu örgüt İtalyan gizli bir devrimci örgütü olan Carbonari’den etkilenmiş ve üyelerinin tecrübelerinden faydanlanmış, ayrıca Farmasonik örgütlerle yakın temaslar kurarak 1814 yılında Odessa şehrinde gizlice kurulan bir yapıya büründü. [36] Bu örgüt, Britanya ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki varlıklı Yunan sürgün topluluklarının desteği ve Batı Avrupa’daki sempatizanların yardımıyla isyanı planladı. [37]

Topluluğun temel hedefi, İstanbul merkezli bir Yunan devleti kurmaktan ziyade Bizans İmparatorluğu’nun yeniden canlandırılmasıydı. [37] 1820’nin başlarında, Çar I. Alexander’ın dışişleri bakanı olan Ioannis Kapodistrias, Cemiyet tarafından lider ilan edilmek üzere teklif götürülmüş olsa da teklif reddedildi.  Örgüt liderliğinin Rus Ordusunda bir subay olan İstanbullu Rum  Alexander Ypsilantis oldu. [38]

Filiki Eteria hızla genişledi ve kısa bir süre sonra Yunan dünyasının her alanında ve Yunan toplumunun tüm unsurları arasında üye toplayabildi. 1821 yılında Osmanlı devletinin Kavalalı Mehmet Ali Paşa isyanı ile uğraşması ve İran sınırında yaşanan kargaşa yaşamasını ve aynı zamanda, Fransa Kralı I. Napolyon sonrasındaki devrimlere karşı “Avrupa Birliği” nde müttefik olan Büyük Güçler, İtalya ve İspanya’daki isyanlarla meşgul olmasını Yunanlılar, kendi isyanları için zamanın olgunlaştığını bu bağlamda değerlendirdiler. Plan başlangıçta üç yerde, Mora Yarımadası, Tuna Beylikleri ve İstanbul’da ki ayaklanmaları içeriyordu.[39]

HELENİZM 

Batı’nın klasik mirasının çoğunun Yunan kökenli olması nedeniyle, Avrupa genelinde Yunan davasına muazzam bir sempati uyandırdı. Ünlü şair Lord Byron ve daha sonra doktor Samuel Howe gibi bazı zengin Amerikalılar ve Batı Avrupalı aristokratlar, Yunan devrimcilerine katılmak için silaha sarıldı. [40]

Çok daha fazlası da isyanı finanse etti. Londra Philhellenic Komitesi 1824 (£ 800,000) ve 1825 (£ 2.000.000) içinde iki büyük maddi destek ve yüzer asi ile Yunanistan’a verdiği yardımdı. [41] İskoç Thomas Gordon, devrimci mücadelede yer aldı ve daha sonra Yunan devriminin ilk tarihlerini İngilizce olarak yazdı. [42]

Avrupa’da, Yunan isyanı halk arasında yaygın bir sempati uyanmakla beraber  Büyük Güçler’in yönetimleri isyanın  ilk yıllarında daha politik yaklaşmayı tercih ettiler [44] [45]

Byron, fon ve malzeme sağladı (birkaç geminin sağlanması dahil), ancak 1824’te Missolonghi’de öldü. Byron’un ölümü, Yunan davasına daha da güçlü bir Avrupa sempatisi yaratmaya yardımcı oldu. Delacroix’in sanatıyla birlikte şiirleri, Avrupa kamuoyunu geri dönüşü olmayan bir noktaya kadar Yunan devrimcileri lehine uyandırdı ve Batılı güçlerin doğrudan müdahale etmesine yol açtı. [46]

Helenizm, romantizme kayda değer bir katkıda bulunmuş, genç nesil sanatsal ve edebi entelektüellerin modern Yunan tarihini antik tarihin bir uzantısı olarak ele alarak klasik repertuvarı genişletmelerine olanak sağlamıştır. Antik Yunan ruhunun yeniden canlanması fikri, Yunan davasını destekleyenlerin retoriğine nüfuz etti. O dönemin klasikçileri ve romantikleri, Altın Çağ’ın yeniden canlanmasının başlangıcı olarak Türkleri Avrupa’dan kovmak olarak gördüler. [47]

İSYANIN PATLAK VERMESİ

TUNA BEYLİKLERİ (EFLAK İSYANLARI)  

Alexander Ypsilantis, Nisan 1820’de Filiki Eteria’nın başına seçildi ve ayaklanmayı planlama görevini üstlendi. Niyeti, Balkanlardaki tüm Hıristiyanları isyan çıkarmak ve belki de Rusya’yı onlar adına müdahale etmeye zorlamaktı. 22 Şubat’ta  takipçileriyle birlikte Prut nehrini geçerek Tuna Beylikleri’ne girdi. [48] Yerel Rumen Hıristiyanları kendisine katılmaya teşvik etmek için, Rusya’yı ima ederek “Büyük bir Güç desteğine” sahip olduğunu duyurdu. İki günde Prut, geçtikten sonra Moldovya’nın başkentinde Üç Kutsal Hierarchs Manastırı’nda içinde tüm Yunanlıları ve Hıristiyanları Osmanlılara karşı ayaklanmaya çağıran bir bildiri yayınladı. [48] [49] [50] [51] O zamanlar Moldavya Prensi ve Filiki Etaireia’nın bir üyesi olan Michael Soutzos, Ypsilantis’in emrinde nöbet tuttu. Bu arada, İstanbul ve Sinod Patriği bildiriyi destekledi. [52]

Ypsilantis, Osmanlı ordularının Beylikler’e girmesini muhtemelen engelleyebileceği ve Rusya’yı bir oldu bittiyi kabul etmeye zorlayabileceği Brăila’ya doğrudan ilerlemek yerine Yaş’ta kaldı ve Osmanlı yanlısı birçok Moldovyalının infazını emretti. Bükreş’e birkaç hafta gecikme sonra Nisan’ın ilk günlerinde ulaştı. Yeni atanan prens Scarlat Callimachi’ye karşı otoritesini hem Rusya hem de Osmanlılarla ilişkileri sürdürmeye çalışmaktı. [49]

Bu noktada, Rusya Dışişleri Bakanı Kapodistrias’a Alexander I tarafından, Çar’dan aldığı vekaleti kötüye kullandığı için Ypsilantis’e kendisini azarlayan bir mektup göndermesi emri verildi. Kapodistrias, Ypsilantis’e isminin ordu listesinden çıkarıldığını ve silah bırakmasının emredildiğini duyurdu. Ypsilantis mektubu görmezden gelmeye çalıştı, ancak Vladimirescu bunu Eteria ile olan ittifakının sonu olarak düşündü. Kamp içinde bir çatışma çıktı ve 26 Mayıs’ta Vladimirescu yargılandı Eteria tarafından idam edildi. Rumen müttefiklerinin kaybı, ardından Eflak topraklarına bir Osmanlı müdahalesi, Yunan sürgünleri için yenilgiyi mühürledi ve Dragashani Savaşı mağlubiyeti ile sonuçlandı ve 7 Haziran’da Kutsal Grup’un yıkılmasına neden oldu.. [54][55] Moldavya mücadelesinde Giorgakis Olympios ve Yiannis Pharmakis mücadelelerine devam etselerde kısa bir süre sonra işgal alanları Osmanlılar tarafından pasifize edilmişti

Bu süreçte Yunanlıların, Osmanlıların kendilerini katlettiğine dair yürütülen kara propaganda nedeniyle Avrupa’nın Yunanistan gösterdiği destek arttı. [56]

MORA

Peter von Hess tarafından yapılan Valtetsi Savaşı sırasında Anagnostaras tablosu.

Mora, Osmanlılara isyan geleneğinde uzun bir geçmişe sahipti. 1821’in ilk aylarında, Mora valisi  Hurşid Paşa’nın ve birçok önemli kişinin Mora’da olmaması Rumların Osmanlı işgaline karşı ayaklanmaları için bir fırsat verdi. Mora’nın dört bir yanından gelen liderler ve piskoposların 26 Ocak’ta bir araya geldiği Vostitsa’da (Aigion) bir toplantı yapıldı. Orada, kendisini Filiki Eteria’nın temsilcisi olarak tanıtan devrim yanlısı bir rahip olan Papaflessas, sivil liderlerin ve kıdemli ruhban sınıfının üyelerinin çoğu ile çatıştı.Şüpheci olan ve bir Rus müdahalesi konusunda garanti talep eden Patraslı Metropolitan Germanos bu toplantıya muhalefet etti. [57]

Ypsilantis’in Tuna Beylikleri’ne yürüyüşüne dair haberler geldikçe, Mora’daki atmosfer gerginleşti ve Mart ayı ortalarında, ayaklanmanın başlangıcını müjdeleyen Müslümanlara karşı olaylar meydana geldi. Sözlü Geleneğe göre, isyan 25 Mart 1821  Manastırı ait Agia Lavra ‘da ilan edildi. [58] [59] [60] [62]

17 Mart 1821 günü, Areopoli Rumları tarafından Türklere savaş ilan edildi. Aynı gün, Petros Mavromichalis komutasındaki Maniot Rumlarından oluşan 2.000 kişilik bir kuvvet Kalamata birlikleriyle birleşti. Kalamata 23 Mart’ta Yunanlıların eline geçti. [63] [64]

Mart ayının sonunda, Yunanlılar kırsal bölgeyi etkin bir şekilde kontrol ederken, Patras 3 Nisan’da Türkler tarafından  yeniden ele geçirildiysede [65] uzun ve çetin çatışmalar devam etti. [66] Uzun müzakerelerin ardından Türk kuvvetleri 14 Ocak 1822’de Acrocorinth’i teslim etti.[67]

ORTA YUNANİSTAN 

Peter von Hess’in yazdığı “Komutan Kephalas, Tripolizza’nın duvarlarına Özgürlük bayrağını dikiyor” (Trablus Kuşatması )

İsyanın ilk bölgeleri, Orta Yunanistanda bulunan Phocis (24 Mart) ve Salona (27 Mart) idi. İsyan başladığında, Atina’nın Hıristiyan nüfusunun çoğu Salamis’e kaçtı. [68] 1821’de Atina’da yaklaşık 10.000 kişi vardı ve bunların yarısı Hristiyan Rum, diğer yarısı Müslüman Türk, Arnavut ya da Rumlardı. [69] Nisan ortasında isyancı güçler Atina’ya girdi ve Türk garnizonunu Akropolis’e çekilmeye zorladılar ve  kuşatma altına aldılar. [68] Missolonghi 25 Mayıs’ta isyan etti ve hareket kısa süre sonra Batı Orta Yunanistan’ın diğer şehirlerine sıçradı. [70] Rumeli’nin Osmanlı komutanı Arnavut Ömer Vrioni’ydi. [69] [71]

İlk Yunan başarıları kısa süre sonra Alamana ve Eleftherohori’nin Ömer Vrioni ordusuna karşı savaşlarında iki kez yenilgiye uğradıktan sonra tehlikeye girdi. Yunanlılar için bir diğer önemli kayıp, Alamana’da yakalanan ve padişaha biat etmeyi reddettiğinde Türkler tarafından idam edilen, Diakos’un ölümüydü. Yunanlılar, Odysseas Androutsos liderliğinde Gravia Savaşı’nda Türk ilerlemesini durdurmayı başardılar.  Ömer Vrioni, takviye bekleyerek Mora’ya doğru ilerleyişini erteledi, bunun yerine 10 Haziran’da ele geçirdiği Livadeia’yı ve Akropolis kuşatmasını kaldırdığı Atina’yı işgal etti.  [72]

OSMANLI TEPKİSİ 

Rumların isyan çıkardığı haberi, tüm Osmanlı İmparatorluğu’nda şiddetli bir öfkeye sebep oldu. [73] Yunan isyanını destekleyen Rum Ortodoks Kilisesi Patriği V. Gregory, Patrik binasının ana kapısında asılarak cezalandırıldı ve o zamandan beri Patrikliğin ana kapısı kapalıdır.[74] [75][76][76]

ULUSLARARASI TEPKİ 

İsyan haberi, Viyana Kongresi’nde kurulan sistemi sürdürmeye kararlı olan Avrupa’nın muhafazakar liderleri tarafından dehşetle karşılanmış olsa da Avrupa’daki pek çok sıradan insan tarafından coşkuyla karşılandı.[77] Patrik V. Gregory’nin idam edilmesinden sonra Rus İmparatoru I. Alexander, Dışişleri Bakanı Kont Ioannis Kapodistrias’ın Ortodoks rahipleri idam etmeyi durdurma sözü isteyen bir ültimatom göndermesinin ardından İstanbul yönetimi ile diplomatik ilişkilerini kesti. [78] 1821 yazında, tüm Avrupa’dan çeşitli ülkelerinden gönüllüler, Yunanistan’a bir geçiş  yapmak ve isyana katılmak için Fransa’nın Marsilya limanında toplanmaya başladı. [79] Fransız filozof Jean-François-Maxime Raybaud, Mart 1821’de isyanı duyduğunda, “Yunanistan’ın zincirlerinden sallandığını heyecanla öğrendim” diye yazdı ve Temmuz 1821’de Yunanistan’a giden bir gemiye bindi. [79] 1821 yazı ile 1822 sonu arasında, Fransızlar Marsilya’dan Yunanlılar için ayrılan gemileri teftiş etmeye başladığında, yaklaşık 360 gönüllü Yunanistan’a gitti. [80] Amerika Birleşik Devletleri’nden Yunanlılara katılmak için doktor Samuel Gridley Howe ve asker George Jarvis geldi. [81] En büyük birlikler Alman, Fransa ve İtalyan eyaletlerinden geldi. [80] [82]

Almanya, İtalya ve Fransa’da pek çok din adamı ve üniversite profesörü, tüm Avrupa’nın eski Yunanistan’a çok büyük bir borcu olduğunu, modern Yunanlıların klasik mirası bir destek nedeni olarak çağırma hakkına sahip olduğunu ve Yunanistan’ın yalnızca ilerleme sağlayacağını söyleyen konuşmalar yaptı.  [80] Fransa, Britanya, İspanya, Rusya, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer pek çok yerde isyana kaynak ve malzeme sağlamak için “Yunan komiteleri” kuruldu. [83]

Harvard’da bir Yunanca profesörü olan klasikçi Edward Everett, Amerika Birleşik Devletleri’nde Yunan davasını savunmakta aktifti ve Kasım 1821’de Adhamantios Korais’in “Amerika Birleşik Devletleri Vatandaşlarına, Özgürlük’ün sahip olduğu yer sizin toprağınızdır” yazısını yayınladı. bazı Amerikan gazetelerinde Amerikan müdahalesi çağrısında bulunarak, Avrupalıların kusurlu kayıtsızlığını ya da daha doğrusu uzun süren nankörlüğünü kesinlikle taklit etmeyeceksiniz bildirimde bulundu. [84] [85] [86] [87]

Haiti, bağımsız bir devlet olarak Yunan bağımsızlığını tanıyan ilk hükümeti oldu. [88]  [90]

GİRİT, MAKEDONYA VE KIBRIS’TA İSYAN HAREKETLERİ  

GİRİT  

İsyana Girit katılımı çok fazlaydı, ancak Mısır müdahalesi nedeniyle ada Türk yönetiminde kaldı. [95] Osmanlı Devleti isyanı teşvik eden bazı piskoposları ve çete liderlerini idam ederek isyanı sonlandırdı. [96] 

İsyanın ilk başlangıcı Girit’in dağlık bölgelerinde etkin olurken  Kavalalı donanması adanın kontrolü ele geçirebilmişti.[97] [98] [99] [100]

1825 yazına doğru, Mora Yarımadası’nda diğer Yunanlılarla savaşan üç ile dört yüz Giritliden oluşan bir grup Girit’e geldi ve Girit isyanını yeniden canlandırdı. 9 Ağustos 1825’te Dimitrios Kallergis ve Emmanouil Antoniadis’in önderliğinde, bu Giritli grubu Gramvousa’da ki merkez kaleyi ele geçirdi ve diğer isyancılar Kissamos’taki kaleyi ele geçirdi ve isyanı daha uzaklara yaymaya çalıştı. [101]

Osmanlılar kaleleri tekrar ele geçirmeyi başaramamış olsalar da isyanın adanın batı vilayetlerine yayılmasını engelleyebildiler. [102]

Ocak 1828’de Epirote Hatzimichalis Dalianis 700 adamla Girit’e çıktı ve sonraki Mart’ta Sfakia bölgesinde bir kale olan Frangokastello’nun eline geçti. Kısa süre sonra yerel Osmanlı hükümdarı Mustafa Naili Paşa, 8.000 kişilik bir orduyla Frangokastello’ya saldırdı. Kalenin savunması yedi günlük bir kuşatmadan sonra ele geçirildi ve Dalianis 385 adamla birlikte öldürüldü. [103] 1828’de Kapodistrias, Mavrocordatos’u İngiliz ve Fransız filolarıyla birlikte kleftler ve korsanlarla başa çıkmak için Girit’e gönderdi. Bu sefer Gramvousa’daki tüm korsan gemilerinin imha edilmesiyle sonuçlandı ve kale İngiliz komutası altına girdi. [102]

MAKEDONYA 

Günümüz Selanik şehrini’de kapsayan Makedonya bölgesinde güçlü ve etkin bir zengin olan Emmanuel Pappas önderliğinde etkin olmaya başladı.[104]  

Pappas, İstanbul’dan yüklettiği mühimmat ve erzakları Makedonya’ya gönderdi. Erzakların ve mühimmatların ulaştığı çeteler, Türk köylerine baskınlara başladı. [105] [106]

Kentteki Rum toplumunun toparlanması yüzyılın sonuna kadar sürecekti. [108] Ancak ayaklanma Athos Dağı ve Kassandra’da hız kazandı ve Thasos adası da buna katıldı. [109] [110] 

Pappas yakalandı ve öldürüldü. Sithonia, Athos Dağı ve Thasos bulunan isyancılar şartlı olarak teslim oldu. [111]

Bastırılmış gibi görünen isyan, Makedonya’nın batı tarafında yeniden alevlendi. [112] 1822’nin başında Anastasios Karatasos ve Aggelis Gatsos Naoussa, Kastania ve Siatista şehirlerinde isyanı ateşlediler. [113][114] [115][116]

KIBRIS 

Konstantin Kanaris

9 Haziran 1821’de 3 gemi Konstantinos Kanaris ile Kıbrıs’a gitti ve Kıbrıslı Rumlar tarafından çoşkuyla karşılandı.

İsyanlar boyunca, Yunan mücadelesine yardım etmek için Filiki Etairia tarafından Kıbrıs’a malzeme getirildi. [117]

İsyana destek veren çeteciler ile onlara destek verenler şiddetle cezandırıldı.

Kıbrıs Başpiskoposu Kyprianos, Kıbrıs’ta büyüyen isyanları desteklemekteydi.

DENİZDE SAVAŞ

İsyanın  ilk aşamalarından itibaren, Yunanlılar için denizde başarı hayati önem taşıyordu. Osmanlı Donanması’na karşı koyamadıklarında, Osmanlı İmparatorluğu’nun vilayetlerinden izole edilmiş Osmanlı garnizonlarını ve toprak takviyelerini ikmal edebildi ve isyanı bastırabiliyordu. Aynı şekilde, Yunan filosunun 1826’da Missolonghi’nin deniz bloğunu kırmaması (daha önce birkaç kez yaptığı gibi) şehrin düşmesine yol açmıştı.

Yunan filosu, Hydra, Spetses ve İpsara başını çektiği zengin adalılar tarafından donatılmıştı. Her ada kendi amiralinin emrinde kendi filosunu donatıyor, kullanıyor ve idare ediyordu. [118] Tecrübeli mürettebat tarafından idare edilmelerine rağmen, Yunan gemileri savaş için tasarlanmamıştı, sadece hafif silahlarla donatılmıştı ve silahlı tüccarlardan oluşuyordu. [118] Karşılarında, çeşitli avantajlara sahip olan Osmanlı donanması, gemileri ve destek araçları savaş için inşa edilmişti.  Komuta merkezi ve disiplinli Kapudan Paşa’ya verildi. Toplam Osmanlı filosu, hattın her biri yaklaşık 80 silahlı ve 7 veya 8 fırkateyn, 50 üç direkli gemiden, yaklaşık 30 silahlı 5 korvetten ve 20 veya daha az silahlı yaklaşık 40 tugaydan oluşuyordu. [119]

“Dimitrios Papanikolis tarafından Eressos’ta Osmanlı firkateyninin yakılması” Konstantinos Volanakis

Bu durum karşısında, Yunanlılar  27 Mayıs 1821 tarihinde Dimitrios Papanikolis komutasındaki bir yangın gemisi tarafından bir Osmanlı firkateyni başarıyla yok edildi. kullanılan Rum ateşi gemileri ile Rumlar Osmanlı gemilerine karşı etkindiler. Sonraki yıllarda, ateşli gemileri başarıları itibarı artan Konstantin Kanaris sonraki yıllarda Sakız adasında Haziran 1822’de ada nüfusunun katledilmesi ile uluslararası üne kavuştu. Bu savaşta  39’u başarılı olmak üzere 59 ateşli gemi saldırısı gerçekleştirildi.  

Aynı zamanda, Andreas Miaoulis gibi deniz komutanlarının kendilerini öne çıkardığı geleneksel deniz harekatları da yapıldı. Yunan filosunun Osmanlılarla Patras ve Spetses’teki doğrudan çatışmalardaki erken başarıları, mürettebata güven verdi ve Mora’daki ayaklanmanın hayatta kalmasına ve başarısına büyük katkıda bulundu.

Ancak daha sonra, Yunanistan bir iç savaşın içine girince, Sultan en güçlü tebası Kavalalı Mehmed Ali Paşa’dan destek istedi. İç çekişme ve sürekli hazır durumda olan filonun mali sıkıntıları, tutuklamalar ve cezalandırmalarla beraber isyan hareketi 1827’de Navarin Savaşı’nda Büyük Güçlerin müdahalesine kadar çökme tehdidi altındaydı.

1822-1824 

” Alexandros Mavrokordatos , İcra Kurulu Başkanı, Missolonghi’yi savunuyor ” yazan Peter von Hess .

İsyan, güçlü merkezi liderlik ve rehberlik eksikliği nedeniyle parçalanmıştı. Bununla beraber Rum tarafı, Osmanlı askeri harekatlarının periyodik olması ve lojistik sorunlar nedeniyle isyancı bölgelerdeki Osmanlı varlığının koordine olmaması nedeniyle Türk saldırılarına direndi. Nakit sıkıntısı çeken Osmanlı devletinin Rusya ile her zaman zor olan ilişkileri, Patrik Grigorios’un asılmasıyla daha da kötüleşti ve Yüce Babıali’nin savaş çıkması durumunda Rusya sınırında önemli kuvvetleri yoğunlaştırması gerekiyordu. [120]

Ekim 1820’den Temmuz 1823’e kadar Osmanlılar İran’la savaş halindeydiler ve Mart 1823’te Konstantinopolis’teki Tophana askeri cephaneliğinde çıkan büyük bir yangın, Osmanlı devletinin mühimmat tedarikinin çoğunu ve ana top dökümhanesini yok etti. [120] Lojistik ve nakit sıkıntısı yaşayan Osmanlı devleti, Yunanlılarla savaşmaları için Arnavut aşiretlerini işe almaya yöneldi ve 1823’te, Yunanistan’daki Osmanlı kuvvetlerinin çoğu, Osmanlı Ordusu yerine bir sefer sezonu için işe alınan Arnavut paralı askerleriydi. [120] Savaş tarzı Yunanlılara çok benzeyen Arnavut kabile mensupları, sadece para için savaştılar ve ücret almadıklarında ya da maaş yerine yağma yapamadıklarında evlerine dönmekle yükümlülerdi. [120]

Yunan askeri liderleri, rakibin sayısal üstünlüğünü ortadan kaldırabilecekleri savaş alanlarını tercih ettiler ve aynı zamanda topçu eksikliği Osmanlı askeri çabalarını da engelledi. [121]

Nikiforos Lytras’ın Kanaris tarafından “Türk amiral gemisinin yakılması” isimli resim çalışması

11 Nisan 1822’de Kaputan Paşa komutasındaki Osmanlı filosu Kara Ali Sakız adasına ulaştı. [122] [123]  [124]

Sakız adasının geri alınması Avrupa kamuoyunda büyük bir iftia kampanyasına neden oldu ve Yunan sempatizanlığını artırdı. [125] 

18 Haziran 1822 gecesi, Yunan filosunun Amiral Konstantinos Kanaris ve Andreas Pipinos  komutasındaki Yunan filosunun bir yangın gemisi saldırısı gerçekleşti. [126] Kaputan Paşa Kara Ali’nin gemisine, Kanaris komutasındaki bir ateşli çarparak Osmanlı amiral gemisinin havaya uçmasına neden oldu. [127] Amiral gemisindeki yaklaşık 2.286 kişiden sadece 180’i hayatta kaldı.[127]

Temmuz 1822’de Alexandros Mavrokordatos komutasındaki Peta Savaşı’nda Yunanlılar, Ömer Vrioni komutasındaki bir Osmanlı ordusunu yendiler. Gogos Bakolas, kendi tarafını Osmanlılara ihanet ederek Arnavut piyadelerinin sırtta ilerlemesine izin verdi. [128] Savaş bir Osmanlı zaferiyle sonuçlandı ve helenlerin çoğu öldürüldü. [129] Osmanlıların Batı ve Doğu Yunanistan’da birbirini izleyen askeri seferleri geri püskürtüldü. 1822’de Mahmud Dramali Paşa Rumeliyi geçti ve Mora’yı işgal ettiyse de  Dervenakia’da ciddi bir yenilgi aldı. [130]  [131]

Yunan hükümeti, devrimin başlangıcından beri çaresizce parasız kalmıştı ve Şubat 1823’te bankacı Andréas Louriótis, Şehirden borç almak için Londra’ya geldi. [132] Birkaç milletvekili ve entelektüeli içeren Londra Yunan Komitesi’nin yardımlarıyla Louriótis, borç için Şehirde lobi yapmaya başladı.[133] İngiliz helenlerden biri olan Edward Blaquiere, Eylül 1823’te Yunanistan’ın servetini fena halde abartan bir rapor yayınladı ve bağımsız olduğunda Yunanistan’ın kolayca “Avrupa’nın en zengin uluslarından biri” haline geleceğini iddia etti. [133] Blaquiere, kampanyaya, 1824’te iki kitap yayınlayarak daha da yardımcı oldu. [134]

Batı Yunanistan’daki 1823 seferi Mustafa Reşit Paşa ve Ömer Vrioni tarafından yönetildi. Yaz aylarında Souliot Markos Botsaris, Karpenisi Savaşı’nda vurularak öldürüldü. [135] Avrupa’da ölümünün duyurulması Yunan davasına bir sempati dalgası daha yarattı.  Saldırı, Aralık 1823’teki İkinci Missolonghi Kuşatması’ndan sonra sona erdi. Şubat 1824’te, Yunanistan’a verilen destek 472.000 pound sterline ulaştı ki bu da Yunanlıların çok ihtiyaç duyduğu paraydı. [136]

İSYANDA BÖLÜNMELER  

ÇATIŞMA

Andreas Londos

İlk Ulusal Meclis, Aralık 1821’in sonlarında Epidaurus’ta kuruldu ve neredeyse tamamen Peloponnesos ileri gelenlerinden oluşuyordu. Meclis, ilk Yunan Anayasasını hazırladı ve kurtarılan bölgeleri yönetecek bir yürütme ve yasama organının üyelerini atadı. Mavrokordatos, yürütme başkanlığını kendisi için kurtarırken, Meclis’e çağrıda bulunan Ypsilantis, sınırlı önemi olan bir yasama organı başkanı seçildi. [137]

Filiki Eteria askeri liderleri ve temsilcileri marjinalleştirildi, ancak zamanla Kolokotronis’in siyasi etkisi büyüdü ve kısa süre sonra, etkilediği kaptanlarla birlikte Peloponnesos Senatosu’nu kontrol etmeyi başardı. Merkezi yönetim, Nafplion kalesini de kontrolünde tutan Kolokotronis’i marjinalleştirmeye çalıştı. Kasım 1822’de merkezi yönetim, yeni Ulusal Meclis’in Nafplion’da yapılmasına karar verdi ve Kolokotronis’ten kaleyi hükümete iade etmesini istedi. Kolokotronis reddetti ve Meclis nihayet Mart 1823’te Astros’ta toplandı. Yeni bir anayasa olan bölgesel organlar pahasına merkezi yönetişim güçlendirildioylandı ve yürütme ve yasama organları için yeni üyeler seçildi. [138]

Theodoros Kolokotronis

Askeri liderleri ikna etmeye çalışan merkezi yönetim, Kolokotronis’e yürütme organına başkan yardımcısı olarak katılmasını önerdi. Kolokotronis kabul etti, ancak yasama organı başkanı seçilen Mavrokordatos’un görevine gelmesini engellediğinde ciddi bir krize neden oldu. Mavrokordatos’a karşı tutumu yasama organının üyeleri arasında öfke yarattı. [139]

Kriz, Roumeliotes ve Hydriots tarafından kontrol edilen yasama meclisinin yürütmeyi devirmesi ve başkanı Petros Mavromichalis’i kovmasıyla doruğa çıktı. Kolokotronis ve Peloponnesos ileri gelenlerinin ve kaptanlarının çoğu, Tripolitsa’daki yöneticisinin başkanı olarak kalan Mavromichalis’i destekledi. Ancak, ada tarafından desteklenen ikinci bir yönetici, Roumeliotes ve notables- bazı Achaean Andreas Zaimis ve Andreas Londos en belirgin-edildi oluşturulan edildi Kranidi ile Kountouriotis başkan olarak. [140]

Mart 1824’te yeni yürütmenin güçleri Nafplion ve Tripolitsa’yı kuşattı. Bir ay süren çatışma ve görüşmelerin ardından bir taraftan Kolokotronis, diğer taraftan Londos ve Zaimis arasında bir anlaşmaya varıldı. 22 Mayıs’ta iç savaşın ilk aşaması resmen sona erdi, ancak yeni yürütmenin üyelerinin çoğu Londos ve Zaimis’in arabuluculuk yaptığı anlaşmanın ılımlı şartlarından memnun değildi. [140]

Bu dönemde, İngiliz nakti desteğinin ilk iki taksiti geldi ve hükümetin konumu güçlendirildiysede iç çekişme henüz bitmemişti. Kountouriotis’i destekleyen Zaimis ve diğer Peloponessoslular, yürütme organıyla çatışmaya girdi ve Trablus’ta yaşayanları hükümetin yerel vergi tahsildarlarına karşı kışkırtan Kolokotronis ile ittifak kurdu. Papaflessas ve Makriyannis isyanı bastırmada başarısız oldu, ancak Kolokotronis oğlu Panos’un ölümüyle boğulmuş bir süre için hareketsiz kaldı.[141]

Hükümet, şimdi esas olarak tam bir zafer isteyen Ioannis Kolettis’in önderliğindeki Roumeliotes ve Souliotes’ten oluşan ordularını yeniden bir araya getirdi. Kolettis emirleri altında, Roumeliotes ve Souliotes iki organları Peloponnese işgal: Gouras altındaki ilk işgal Korint’i eyalette bastı; İkincisi Karaiskakis, Kitsos Tzavelas ve diğerleri, Achaea, Lindos ve “Zaimis” e saldırdı. Ocak 1825’te bizzat Kolettis’in önderliğindeki bir Roumeliote kuvveti Kolokotronis, Deligiannis’in ailesi ve diğerlerini tutukladı. Mayıs 1825’te Mısır müdahalesinin baskısı altında hapsedilenler serbest bırakıldı ve affedildi. [141]

KAVALALI MEHMET ALİ PAŞA’NIN OSMANLIYA VERDİĞİ DESTEK  

İbrahim Paşa’nın Missolonghi’ye taaruzu, Giuseppe Pietro Mazzola

19 Temmuz 1824’te, Napolyon’un 1798’de Mısır’ı işgalinden bu yana Akdeniz’de görülen en büyük filo, 14.000 Fransız eğitimli piyade, 2.000 süvari ve 500 topçu ve yaklaşık 150 topla birlikte 54 savaş gemisi ve 400 nakliyeden oluşan İskenderiye’den yola çıktı. [142] Mısır müdahalesi başlangıçta Girit ve Kıbrıs ile sınırlıydı. Bununla birlikte, Muhammed Ali’nin askerlerinin her iki yerdeki başarısı, Türkleri, kadının yayılmacı hırslarından korktukları için çok zor bir ikilemin boynuna oturttular. Muhammed Ali, sonunda oğlu İbrahim Paşa’yı sadece Girit ve Kıbrıs karşılığında değil, aynı zamanda Mora ve Suriye karşılığında da Yunanistan’a göndermeyi kabul etti. [143]

7 Şubat 1825’te, Londr’dan Yunanistan’a ikinci nakit desteğini gönderildi. [144] Yunan hükümetinin ilk desteği aldığı parayı israf etmesine rağmen, ikinci destek olark 1,1 milyon sterlin topladı. [145] İlk desteğin aksine, Şehirden gelen ikinci kredi, bankacı Samson Ricardo, iki milletvekili, Edward Ellice ve Sir Francis Burdett ve Londra Yunanlılarından John Cam Hobhouse’dan oluşan Londra’daki bir Denetim Kurulu tarafından yönetilecekti. Parayı savaş gemileri ve diğer malzemeleri satın almak için kullanacak olan komite daha sonra Yunanlılara teslim edilecek. [146] Yunan hükümeti ilk destekten gelen paranın çoğunu boşa harcadıktan sonra, Şehir onlara ikinci krediden gelen parayı akıllıca harcayacaklarına güvenmedi.[146] Denetim Kurulu, parayı deniz kahramanı Lord Cochrane’i Yunan Donanması’na komuta etmek ve buharlı gemiler satın almak veya kiralamak için kullandı.[147] Hastings, Kontrol Kurulunu buharlı geminin devrim niteliğindeki teknolojisine yatırım yapmaya ikna etti ve bir savaşta mekanize bir savaş gemisini ilk kez kullandı.[149] İngiliz helenelerinden biri olan Frank Abney Hastings, buharla çalışan ve kırmızı ateşli atış kullanan mekanize savaş gemilerinin kullanımının, Yunanlıların Osmanlı donanmasını yelkenle olduğu gibi yok etmesine izin vereceğine inanıyordu. [148] Şehirden alınan iki destek, Yunanistan gibi fakir bir ülkeye felç edici bir yük bindirdi ve ancak 1878’de İngiliz alacaklıları ile Yunan hükümeti arasında, şu anda 10 milyon sterlin değerinde olan kredileri, ödenmemiş faizleri bire düşürmek için yapılan bir anlaşma yapıldı ve yarım milyon sterlin ve Yunanlıların kredileri ödemeleri on yıllarını aldı. [150]

İbrahim Paşa, 24 Şubat 1825’te Methoni’ye çıktı ve bir ay sonra ona 10.000 piyade ve 1.000 süvari ordusu katıldı. [151] Yunanlılar, İbrahim Paşa’nın fırtınalı kış havasında karaya çıkmasını beklemiyorlardı ve gafil avlandılar. [152][153] Ancak Yunanlılar, Mehmet Ali’nin işe aldığı Fransız subaylar tarafından eğitilen Mısırlıların, o zamana kadar Yunanlıların savaştığı Türk ve Arnavut birliklerinin aksine, savaşta yer alan sert ve cesur askerler olduğunu kısa sürede öğrendiler.[153] İbrahim, Messenia kıyılarındaki küçük Sphacteria adasında Yunan garnizonunu yenilgiye uğrattı. [154]   [155]

İbrahim’i durdurmaya çalışan Kanaris, İskenderiye’ye baskın düzenledi ve başarısız oldu.[156] Avrupalılar Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın Yunanlıları köleleştirerek sataacağı iddiasıyla kara propagandaya başladılar. [157][158] Rusya, “barbarlaştırma projesi” gerçek bir plansa, Rusya’nın Osmanlı İmparatorluğu’nun tüm Ortodoks halklarının koruyucusu olduğuna dair muğlak bir iddiaya sahip olduğu Küçük Kaynarca Antlaşması’nın böylesine korkunç bir ihlali konusunda uyardı ki bu durum Rusya’nın Osmanlılara karşı savaşmasına yol açacaktı. [158] Buna karşılık, İngiltere Dışişleri Bakanı George Canning, Rusya’nın Osmanlıları tek başına mağlup etme riskini almak yerine, Britanya’nın “barbarlaştırma projesini” durdurmak için müdahale etmesi gerektiğini, çünkü İngilizlerin Rusların fethetmesini istemediğini yazdı.[157] Diplomatlar ve devlet adamları Londra ve St. Petersburg’da ne yapılacağını tartışırken, Mısır’ın ilerlemesi Yunanistan’da devam etti. Yunan hükümeti, Mısırlıları durdurmak için Kolokotronis’i esaretten kurtardı, ancak o da başarısız oldu. Haziran ayı sonunda İbrahim, Argos şehrini ele geçirdi ve Nafplion’a çok yakın bir mesafe içindeydi. Şehir, Nafplion’un eteklerinde Miloi’yi başarıyla savunan Makriyannis ve Dimitrios Ypsilantis tarafından kurtarıldı ve kasabanın dışındaki değirmenleri, pozisyonu alamayan ve sonunda Trablus’a giden İbrahim’in çok daha üstün güçlerine zarar veren bir kale haline getirdi. Makriyannis yaralandı ve savaşı yöneten Avrupalılar tarafından gemiye alındı. Bunların arasında Makriyannis ile tartışan ve ona zayıf konumundan vazgeçmesini tavsiye eden De Rigny de vardı, ancak Makriyannis onu görmezden geldi. [22] Kraliyet Donanması’ndan Commodore Gawen Hamilton, gemilerini şehrin savunmasına yardımcı olacak gibi görünen bir konuma yerleştirdi. [155] 

Aynı zamanda, Orta Yunanistan’da Türk orduları Missolonghi şehrini 15 Nisan 1825’te kuşattı. [159] Sonbaharın başlarında, Miaoulis’in komutasındaki Yunan donanması, Korint Körfezi’ndeki Türk filosunu, ateş gemileriyle saldırdıktan sonra geri çekilmeye zorladı. Türklere kışın ortasında İbrahim katıldı, ancak ordusunun Missolonghi’nin savunmasına girme şansı kalmamıştı. [160]

1826 baharında İbrahim, ağır kayıplar yaşamasa da şehrin çevresindeki bataklıkları ele geçirmeyi başardı. Böylece Yunanlıları denizden kesti ve ikmal yollarını kapattı. [161] Mısırlılara ve Türklere saldırıları durdurmaları için şartlar teklif etmelerine rağmen, Yunanlılar reddetti ve savaşmaya devam etti.[162][164]  Missolonghi’nin düşüşüne ilişkin haberler Avrupa’nın geri kalanı üzerinde büyük bir etki yaratarak İngiltere, Fransa, Almanya ve İsviçre’de çok sayıda şarkı, şiir, deneme, vaaz ve oyun kıvılcımı yarattı ve Missolonghi’nin düşüşünün tekrar eden görüntüsü Dünyanın Hıristiyan güçlerinin Yunanlılar için bir şey yapma isteksizliğinin bir sembolü olarak tatlı ve masum bir genç Rum kadının Türklerin elinde öldürülmesi ikonu yaratıldı.[165] Mayıs 1826’da Hastings, İngiliz yapımı bir buharlı gemi olan Karteria (Perseverance) ile Yunanistan’a geldi ve bu yen teknoloji herkesi şaşırttı.[166] Karteria sabit motor arızaları nedeniyle zarar gördü ama Hastings Volos ve Korint Körfezi, önümüzdeki iki yıl boyunca başarıyla iki kez gemiyi kullanmayı başardı. [166]

İbrahim, Maniotlara teslim olmalarını ya da Mora’nın geri kalanına yaptığı gibi topraklarını tahrip etmesini talep eden bir elçi gönderdi. Maniotlar teslim olmak yerine basitçe cevap verdiler[167]

İbrahim, 21 Haziran 1826’da Almiro yakınlarındaki kuzeydoğudan Mani’ye girmeye çalıştı, ancak kuzey Mani’deki Vergas tahkimatlarında durmak zorunda kaldı. 7.000 kişilik ordusu, Kolokotronis Mısırlılara arkadan saldırıp onları geri çekilmeye zorlayana kadar Yunanistan’ın diğer bölgelerinden 2.000 Maniot ve 500 mülteciden oluşan bir ordu tarafından durduruldu. Maniotlar, Vergas’a dönmeden önce Mısırlıları Kalamata’ya kadar takip ettiler. Eşzamanlı olarak İbrahim, Yunan savunucuları geride bırakmak ve onlara arkadan saldırmak için filosunu Maniot sahiline gönderdi. Ancak, kuvveti Pyrgos Dirou’ya indiğinde, bir grup Maniot kadınla karşı karşıya geldiler ve püskürtüldüler. İbrahim, merkezi Laconia’dan Mani’ye tekrar girmeye çalıştı ama Maniotlar yine Polytsaravo’da Türk ve Mısır kuvvetlerini yendi. Maniot zaferi, İbrahim’in Mani’yi işgal etme umuduna ölümcül bir darbe indirdi. [168] 

Akropol Kuşatması

İbrahim Paşa’nın Missolonghi’de aldığı kayıplar ordusunu büyük ölçüde azaltmıştı ve 1826’nın geri kalanını Yunan gerillalarını dağlarda bir aşağı bir yukarı kovalayarak geçirdi. [169] 1826 Haziranının sonlarında, Reşid Paşa Atina’nın dışına gelmiş ve Akropolis kuşatmasının başlangıcı olarak şehri kuşatma altına almıştır. [170] Ağustos ayının ortalarında, yalnızca Akropolis, Yannis Gouras’ın altında ayakta kaldı. [171] Kuşatmayı kırmak için 18 Ağustos 1826’da gerilla lideri Georgios Karaiskakis ve Fransız filozof Albay Charles Nicolas Fabvier önderliğinde Reşid Paşa’ya bir saldırı başlatıldı, ancak yaklaşık 300 kişinin kaybedilmesi ile sürüldü.[171]13 Ekim 1826’da Gouras bir Osmanlı keskin nişancısı tarafından öldürüldü ve bir hafta sonra yeni komutan Yannis Makriyannis bir günde üç kez yaralandı. [171] Aralık ayında Febvier, 500 kadar askerden oluşan bir kuvveti Akropolis’e sızarak çok ihtiyaç duyulan barut erzaklarını getirmeyi başardı.[172] 1826 yazında, Yunan hükümeti ordusunun komutasını İngiliz General Sir Richard Church’e verdi. [173][173] Church, Mart 1827’de Yunanistan’a ayak bastı ve eski arkadaşı Kolokotronis tarafından karşılandı.[173] Bir hafta sonra Lord Cochrane, Yunan Donanması’nın komutasını almak için geldi ve Yunanlılar birleşik bir hükümet kurmayı kabul edene kadar yatını terk etmeyi reddetti. [173] 31 Mart 1827’de Trizina Meclisi yeni bir anayasa taslağı hazırlayarak çalışmalarına başladı ve Yunanistan’ın cumhurbaşkanlığını eski Rus dışişleri bakanı Kont Ioannis Kapodistrias’a teklif etti. [173] Bu arada Atina kuşatması devam etti. 5 Şubat 1827’de Albay Thomas Gordon komutasındaki 2.300 Yunanlı bir kuvvet Pire’ye çıktı ve Türk ve Arnavut birliklerinin elindeki Ayios Spiridhon manastırını kuşattı. [172] Nisan 1827’de Church ve Cochrane Atina’ya vardılar ve derhal strateji konusunda çatışmaya başladılar.[174] Aios Spiridhon’daki Osmanlı garnizonu teslim olduğunda, kendilerine güvenli davranma sözü verildi, ancak dışarı çıkarken bir atış yapıldı ve Osmanlı askerlerinin çoğu öldürüldü. [174] Cochrane, kuşatmayı kırmak için açık düzlüklerde bir gece saldırısı düzenlemek için cesur ama riskli bir plan üzerinde ısrar etti. 5 Mayıs 1827’de başlatılan operasyon, kaptanların birbirleriyle kavga ederken Yunan kuvvetlerinin kaybolup dağılmasıyla felaketle sonuçlandı. Bu, sabahları Osmanlıların dağınık Yunan kuvvetlerini neredeyse boş zamanlarında avlamasıyla yıkıcı bir Osmanlı süvari hücumuna yol açtı. [175] 5 Haziran 1827’de Akropolis’teki aç ve susuz adamlar savaşın son Osmanlı zaferinde teslim oldular. [176]

Kapodistrias, 28 Ocak 1828’de Vali olmak için Yunanistan’a geldi. [177][178] Kapodistrias, kibirli, beceriksiz tavrı ve Yunan seçkinlerinin çoğunu açıkça hor görmesiyle pek çok kişiyi yabancılaştırdı, ancak geri dönmek için gerekli askeri gücü sağlayan Theodoros Kolokotronis ve Yannis Makriyannis gibi kaptanların birçoğunun desteğini aldı.[179] Eski bir Rus dışişleri bakanı olan Kapodistrias, Avrupalı ​​seçkinlerle iyi bağlara sahipti ve bağlantılarını yeni Yunan devleti için kredi sağlamak ve Rusya, Fransız ve İngilizler tarafından tartışılan Yunanistan için en uygun sınırları elde etmek için kullanmaya çalıştı.   [180]

OSMANLIYA KARŞI DIŞ MÜDAHALELER  

İLK DÜŞMANLIK  

Yunan isanı haberi ilk alındığında, Avrupalı ​​güçlerin tepkisi ilk başta oldukça politikti. Osmanlı İmparatorluğun bölünmesinin getirebileceği zorluklardan korkan İngiliz Dışişleri Bakanı Viscount Castlereagh, Avusturya Dışişleri Bakanı Prens Metternich ve Rusya Çarı Alexander I, statükonun ve Avrupa’nın barışının korunması gerekliliği konusunda aynı görüşü paylaştı.  

Metternich, Yunan asıllı Rus dışişleri bakanı Ioannis Kapodistrias’ı da baltalamaya çalıştı. Kapodistrias, Çar Alexander’ın Yunanistan’ı kurtarmak ve Rusya’nın büyüklüğünü artırmak için Osmanlılara savaş açmasını talep etti. Metternich, Alexander’ı Kapodistrias’ın İtalyan Carbonari (İtalyan devrimci bir grup) ile işbirliği içinde olduğuna ikna etti ve Alexander’ın onu reddetmesine yol açtı. Rusya’nın Alexander Ypsilantis’e tepkisinin bir sonucu olarak, Kapodistrias dışişleri bakanlığı görevinden istifa etti ve İsviçre’ye taşındı. [181]

Yine de Alexander’ın konumu, kendisini Ortodoks Kilisesi’nin koruyucusu olarak gördüğünden ve Patrik’in asılmasıyla tebaası derinden etkilendiği için kararsızdı. 

Ancak Metternich ve Castlereagh Sultanı Çar’a bazı tavizler vermeye ikna ettikten sonra savaş tehlikesi geçici olarak geçti.[182] 14 Aralık 1822’de Kutsal İttifak, cüretkar bulduğu Yunan isyanını kınadı.

DURUŞ DEĞİŞİKLİĞİ   

Sol: George Canning , Yunan ihtilafına Avrupa müdahalesini başlatan Londra Antlaşması’nın mimarıydı .
Sağda: Çar I. Nicholas , Londra Antlaşması’nı imzaladı ve ardından 1828-1829 Rus-Türk Savaşı’nı başlattı ve sonunda Yunan bağımsızlığını güvence altına aldı.

Ağustos 1822’de George Canning, İngiliz hükümeti tarafından Castlereagh’ın yerine Dışişleri Bakanı olarak atandı. Canning, Osmanlılara karşı artan halk kışkırtmasından etkilendi ve bir çözümün artık ertelenemeyeceğine inanıyordu. Ayrıca Rusya’nın Osmanlı İmparatorluğu’na karşı tek taraflı eylemde bulunabileceğinden korkuyordu. [183]

Mart 1823’te Canning, “bütün bir ulus fatihine karşı isyan ettiğinde, ulus korsan olarak değil, savaş halindeki bir millet olarak kabul edilebilir” dedi. Şubat 1823’te Osmanlı İmparatorluğu’na İngiltere’nin Türklerle dostluk ilişkilerini ancak Türklerin İmparatorluğun Hıristiyan tebaalarına saygı duyması şartıyla sürdüreceğini bildirdi. Britanya’ya ait olan İyon Adaları Komiseri, Yunanlıları bir savaş halinde ele alma ve onlara Türklerin erzak alabilecekleri belirli bölgeleri kesme hakkı vermesi emredildi. [46]

Bu önlemler İngiliz etkisinin artmasına neden oldu. Bu etki, Yunanlıların 1824 ve 1825’te İngiliz fon sahiplerine vermeyi başardıkları iki krediyle pekiştirildi. Gerçekte, Londra Şehri’ni devrimin finansörü yapan bu krediler [46] , Yunanistan’da devrimin ancak İngiltere’nin yardımıyla başarılı bir şekilde sonuçlanabileceği görüşüne sahip “İngiliz” siyasi partisinin kurulmasını  sağladı. Aynı zamanda Rusya ve Fransa’ya bağlı partiler de ortaya çıktı. Bu partiler daha sonra kral Otto’nun hükümdarlığı sırasında iktidar için çabalayacaklardı. [184]

Çar Nicholas, Aralık 1825’te Alexander’ın yerini aldığında, Canning derhal harekete geçmeye karar verdi: Wellington Dükünü Rusya’ya gönderdi ve sonuç, 4 Nisan 1826 tarihli St. Petersburg Protokolü oldu. [185] Protokole göre, iki güç Türk egemenliği altında Yunanistan’ın tam özerkliği temelinde Osmanlılar ve Rumlar arasında arabuluculuk yapmayı kabul etti.[185] Wellington’un St.Petersburg’da Nicholas’la müzakere ettiği İngiliz-Rus protokolü, sürekli olarak Osmanlı yanlısı ve Yunan karşıtı Avrupalı ​​devlet adamları olan Metternich’i çok fazla küçümsedi. Metternich küçümseyici bir tavırla, “İrlandalılar İngiliz Krallığına karşı ayaklanacaksa ve Fransa Kralı arabuluculuk yapmayı teklif ederse,” diye sormaya yöneltti: “O halde İngiltere, İngiltere’nin sahip olduğu haklara eşit bir Güç olarak görmeye hazır mı? [İngiliz] Kralı, kendisini İrlanda İsyancı Hükümeti ilan eden ilk İrlanda Kulübü mü? Arabuluculuk görevini kabul eden Fransız iktidarını, yalnızca davetin kendisine İrlanda Hükümeti tarafından yöneltilmiş olması nedeniyle haklı görmek… Bu saçmalık bizi hiçbir yere götürmez? “[186]

Kralı Frederich Wilhelm’in Metternich’e yakın olduğu Prusya, Avusturya liderliğini izlemeyi seçti. [186] Wellington ile görüşmeden önce Çar, Babıali’ye bir ültimatom göndermiş ve beyliklerin derhal boşaltılmasını ve çözülmemiş sorunları çözmek için tam yetkili makamların Rusya’ya gönderilmesini talep etmişti. Sultan, tam yetkili kişileri göndermeyi kabul etti ve 7 Ekim 1826’da Rusya’nın Sırbistan ve beyliklerle ilgili taleplerinin kabul edildiği Akkerman Sözleşmesini imzaladı. [187]

Yunanlılar, Petersburg Protokolü’nde sağlanan arabuluculuk için resmen başvuruda bulunurken, Türkler ve Mısırlılar savaşmayı bırakma konusunda hiçbir istek göstermediler.[188] Başlangıçta müşterisi Kavalalı Mehmed Ali’yi ordusunu eğitmesi için silahlarla ve subaylarla destekleyen Fransa, kısmen Fransız halkının Yunan yanlısı duyguları ve kısmen de Kral Charles X’in teklifi görmesi nedeniyle tutumunu değiştirdi. Yunanistan’da Fransız nüfuzunu güvence altına almanın bir yolu olarak arabuluculuğu dayatmak şeklinde değiştirdi. [189] İngiltere ve Rusya, Fransa’nın olaya arabulucu olarak katılarak, Yunanistan’ın  Fransız nüfuz alanında da olabilmesinden endişe etmekteydi. [190] Canning bu nedenle Londra Antlaşması’nı müzakere ederek  Fransa ve Rusya ile beraber eyleme hazırlandı(6 Temmuz 1827). Bu, Müttefiklerin yeniden müzakere teklif etmesini sağladı ve Sultan bunu reddederse, koşulların düşmanlıkların durdurulmasına izin vereceği tüm araçları kullanacaklardı. Bu arada, 1827 Temmuzunun sonlarında, Mehmed Ali’nin yeni filosunun İskenderiye’de tamamlandığı ve Mısır-Türk filosunun geri kalanına katılmak üzere Navarino’ya doğru yola çıktığı haberi Yunanistan’a ulaştı. Bu filonun amacı Hydra’ya saldırmak ve adanın filosunu savaştan çıkarmaktı. 29 Ağustos’ta Babıali, Londra Antlaşması’nın şartlarını resmen reddetti ve daha sonra, İngiliz ve Fransız Akdeniz filolarının baş komutanları Amiral Edward Codrington ve Amiral Henri de Rigny, Argos Körfezi’ne yelken açtılar ve HMS Asia’da Yunan temsilcileriyle görüşme talebinde bulundular. [191]

Navarin Savaşı (1827)  

Muhammed Ali Paşa’nın Portresi ( Auguste Couder , 1841, Versailles Sarayı ), Peloponnese seferi, Yunan ihtilafına Avrupa müdahalesini hızlandırdı.

Mavrocordatos liderliğindeki Yunan heyeti antlaşmanın şartlarını kabul ettikten sonra, Müttefikler ateşkes konusunda ısrar etmeye hazırlandı ve filolarına İbrahim’in kuvvetlerine gönderilen malzemeleri durdurmaları talimatı verildi. İngilizler ve Fransızlar tarafından Yunanistan’dan uzak durması konusunda uyarılan Muhammed Ali’nin filosu İskenderiye’den ayrılıp diğer Osmanlı/Mısır birliklerine 8 Eylül’de Navarin’de katıldığında Codrington, filosuyla 12 Eylül’de Navarin açıklarına geldi. 13 Ekim’de Codrington, müttefik desteğiyle Navarin açıklarında, De Rigny komutasındaki bir Fransız filosu ve Login Geiden komutasındaki bir Rus filosu ile katıldı. [192]

Navarin’e vardıklarında, Codgrinton ve de Rigny, İbrahim ile pazarlık etmeye çalıştı, ancak İbrahim, Sultan’ın emriyle Hydra’yı yok etmesi konusunda ısrar etti. Codrington, İbrahim’in filoları ev dışında herhangi bir yere gitmeye çalışırsa, onları yok etmek zorunda kalacağını söyleyerek yanıt verdi. İbrahim, emirlerini değiştirip değiştirmeyeceğini görmek için Padişah’a yazmayı kabul etti, ancak aynı zamanda Rumların saldırılarına devam edebilmesinden şikayet etti. Codrington, Yunanlıların ve Philhellen’lerin Türklere ve Mısırlılara saldırmasını durduracağına söz verdi. Bunu yaptıktan sonra, Fransızlar Ege’ye giderken Malta’ya dönen filosunun çoğunu dağıttı. [192]

Ambroise Louis Garneray (1827) tarafından Navarino Deniz Savaşı .

Bununla birlikte, bir Philhellene olan Frank Hastings, Itea açıklarında bir baskın sırasında bir Türk donanma filosunu yok ettiğinde, İbrahim, Hastings’i yenmek için filosunun bir müfrezesini Navarino’dan gönderdi. Codrington, Hastings’in eylemlerini duymamıştı ve İbrahim’in anlaşmasını bozduğunu düşünüyordu. Codrington kuvveti yakaladı ve geri çekilmelerini sağladı ve ertesi gün İbrahim filoyu bizzat yönettiğinde bunu tekrar yaptı. Codrington, İngilizlerin Malta’dan ve Fransızların Ege’den dönmesiyle filosunu bir kez daha topladı. Ayrıca Kont Login Geiden liderliğindeki Rus birliği de onlara katıldı. İbrahim, Müttefiklerin anlaşmalarından döndüklerini düşündüğü için Mora’daki Yunanlıları yok etmek için bir kampanya başlattı. [193]

20 Ekim 1827’de hava kötüleştikçe İngiliz, Rus ve Fransız filoları, kendilerini korumak ve Mısır-Türk filosunun Suyılanlara saldırmamasını sağlamak için barışçıl bir biçimde Navarin Körfezi’ne girdiler. Bir İngiliz firkateyni Mısırlılardan ateşli gemilerini hareket ettirmelerini talep etmek için bir tekne gönderdiğinde, gemideki subay Mısırlılar tarafından vuruldu. Fırkateyn misilleme olarak tüfek ateşi ile karşılık verdi ve bir Mısır gemisi, Fransız amiral gemisi Sirene’ye ateş eden bir top atışı yaptı. [194] Müttefikler için tam bir zafer ve Mısır-Türk filosunun yok edilmesiyle sonuçlanan tam bir angajman başladı. Savaşa katılan 89 Mısır-Türk gemisinden sadece 14’ü İskenderiye’ye geri döndü ve 8.000’den fazla kayıp verdi. Müttefikler bir gemiyi kaybetmediler ve sadece 181 kayıp verdiler. Babıali, Müttefiklerden gemiler için tazminat talep etti, ancak talebi Türklerin saldırgan olarak davrandığı gerekçesiyle reddedildi. Üç ülkenin büyükelçileri de İstanbul’dan ayrıldı. [195]

Britanya’da savaş karışık bir tepki aldı. Birçoğu Philhellen olan İngiliz halkı, Yunanistan’ın bağımsızlığını hemen hemen teyit eden savaşın sonucundan çok memnun kaldı. Ancak Whitehall’da, kıdemli deniz kuvvetleri ve diplomatik kademeler, kampanyasının sonucu karşısında dehşete düştü. Codrington’un, Osmanlı filosuyla bir hesaplaşma kışkırtarak talimatlarını fazlasıyla aştığı ve eylemlerinin, Osmanlı’nın Rus işgaline direnme yeteneğini ciddi şekilde tehlikeye attığı düşünülüyordu. Sosyal bir etkinlikte, Kral George IV savaştan “bu istenmeyen olay” olarak bahsedildiği bildirildi. Fransa’da savaş haberi büyük bir coşkuyla karşılandı ve hükümetin popülaritesinde beklenmedik bir artış oldu. Rusya resmen Türklere savaş ilan etme fırsatı buldu (Nisan 1828). [195]

Ekim 1828’de Yunanlılar yeniden toplandı ve Kapodistrias altında yeni bir hükümet kurdu. Kapodistrias Rus-Türk savaşı yararlandı ve yeniden bir asker gönderdi. Batılı güçler ateşkes ilan etmeden önce Atina ve Thebes de dahil olmak üzere mümkün olduğunca fazla bölgeyi ele geçirmek için ilerlediler. Bu Yunan zaferleri, gelecekteki devlete daha fazla bölge dahil edilmesinde belirleyici oldu. Mora’ya gelince, İngiltere ve Rusya, Fransa’nın İbrahim’in güçlerini sınır dışı etmek için bir ordu gönderme teklifini kabul etti. Bir Fransız seferi Kolordu komutanlığına verilen Nicolas Joseph Maison30 Ağustos 1828’de Petalidi’ye çıkan ve Yunanlıların 30 Ekim’e kadar tüm düşman birliklerinden Peloponnese’i tahliye etmesine yardım eden 15.000 adamdan biriydi. Maison, Codrington’un İskenderiye’de Muhammed Ali ile müzakere ettiği ve imzaladığı sözleşmeyi uyguladı ve tüm Mısır birliklerinin Mora’dan çekilmesini sağladı. [196] Askeri mühendisleri de Mora’nın yeniden inşasına yardımcı olan Fransız birliklerine, çalışmaları büyük önem taşıyan Morea’nın (botanik, zooloji, jeoloji, coğrafya, arkeoloji, mimari ve heykel) bilimsel keşif gezisinden on yedi seçkin bilim insanı eşlik etti. yeni bağımsız devletin inşası için. [197] Fransız birlikleri beş yıl sonra 1833’te kesinlikle Yunanistan’ı terk etti.

Savaşın son büyük angajmanı, Attika’nın kuzeyinde gerçekleşen Petra Muharebesiydi. Demetrius Ypsilantis komutasındaki Yunan kuvvetleri, ilk defa gerilla çeteleri yerine düzenli bir Avrupa ordusu olarak savaşmak üzere eğitilerek Aslan Bey’in kuvvetlerine karşı ilerledi ve onları mağlup etti. Türkler gelen tüm toprakları teslim Livadeia için Spercheios Nehri üzerinden güvenli geçiş karşılığında Central Greece. As George Finlay vurguluyor: “Böylece Prens Demetrios Ypsilantis kardeşi Pruth kıyısında başlamış olan savaşı sonlandırma onuruna sahip oldu.” [198]

Özerklikten bağımsızlığa  

1821 – 1945 arası Yunanistan coğrafi genişlemesi

Eylül 1828’de Poros Konferansı, Yunanistan’ın sınırlarının ne olması gerektiğini tartışmak için açıldı. [199] 21 Aralık 1828’de İngiltere, Rusya ve Fransa büyükelçileri Poros adasında bir araya gelerek, bir hükümdar tarafından yönetilen ve yetkisi bir ferman tarafından onaylanacak özerk bir devletin kurulmasını sağlayan bir protokol hazırladı. Sultan’ın Önerilen sınır gelen ran Arta için Volos yandan Kapodistrias’ çabalarına rağmen, ve, yeni devlet sadece adaları yer alacak Kiklad, Sporades, Sisam ve belki Girit’te. [200]1827’de ateşkes çağrısını reddeden Yüce Babıali, Poros konferansının sonuçlarını, Sultan II.Mahmud’un Yunanistan’a asla bağımsızlık vermeyeceğini ve Yunanistan’ın tamamını yeniden fethedinceye kadar savaşın devam edeceğini söyleyerek reddetti. [201] Poros Protokolüne dayanarak, Londra Konferansı, büyükelçilerin önerilerinin çoğunu kabul eden ancak sınırları ilk öneriden daha güneye çeken ve yeni projeye Samos ve Girit’i dahil etmeyen 22 Mart 1829 protokolü üzerinde anlaştı. durum. [202]

Sol: Kapodistrias suikasttan sonra, Londra Konferansı (1832) kurulan Yunanistan Krallığı ile Bavyera Otto ilk kralı olarak. Sağda: Ioannis Kapodistrias , bağımsız Yunanistan’ın ilk devlet başkanıydı (Vali).

Rusya’nın baskısı altında Babıali, nihayet 6 Temmuz 1827 Londra Antlaşması ve 22 Mart 1829 Protokolü’nün şartlarını kabul etti. Kısa bir süre sonra Britanya ve Fransa, etkiyi sınırlamaya çalışan bağımsız bir Yunan devleti fikrini tasarladılar. Rusya’nın yeni devlet üzerine. [203] Rusya bu fikri beğenmedi, ancak reddedemedi ve sonuç olarak üç güç sonunda ortak korumaları altında bağımsız bir Yunan devleti kurmaya karar verdiler ve 3 Şubat 1830 protokollerini tamamladılar. [204]

Protokollerden biri ile Yunan tahtı ilk olarak Saxe-Coburg ve Gotha Prensi Leopold’a ve gelecekteki Belçika Kralı’na teklif edildi. Kapodistrias tarafından çizilen kasvetli resimden cesaretini yitiren ve daha önce Büyük Güçler tarafından düşünülen Arta’dan Volos’a giden daha elverişli hattın yerini alan Aspropotamos-Zitouni sınır çizgisinden memnun kalmadı, reddetti. Kapodistrias’ın 1831’de Nafplion’da Mavromichalis klanı tarafından kayıtsız şartsız yetkisine boyun eğmelerini talep ettikten sonra öldürülmesinden sonra müzakereler geçici olarak durdu. Reddettiklerinde Kapodistrias, Petrobey’i hapse atarak klanından intikam yemini etti. [205]

Leopold’un Yunanistan tahtı adayı olarak çekilmesi ve Fransa’daki Temmuz Devrimi, Britanya’da yeni bir hükümet kurulana kadar yeni krallığın sınırlarının nihai çözümünü daha da geciktirdi. İngiltere Dışişleri Bakanı olarak görevi devralan Lord Palmerston, Arta-Volos sınır hattını kabul etti. Ancak, Bavyera tam yetkili makamının İngiltere, Fransa ve Rusya’ya ilettiği Girit hakkındaki gizli not meyvesini vermedi.

Mayıs 1832’de Palmerston, Londra Konferansı’nı topladı. Üç Büyük Güç, İngiltere, Fransa ve Rusya, tahtı Bavyera prensi Wittelsbachlı Otto’ya teklif etti ; Bu arada Nafplion’da Beşinci Ulusal MeclisOtto’nun seçimini onaylamış ve 1832 Anayasasını (“Hegemonik Anayasa” olarak anılacaktır) kabul etmişti. Monarşinin ortak garantörleri olarak, Büyük Güçler ayrıca yeni krala 60 milyon franklık bir kredi vermeyi kabul etti ve savaşın sonunu garanti altına almak için Osmanlı başkentindeki büyükelçilerine yetki verdi. Bavyera ile koruyucu güçler arasında 7 Mayıs 1832’de imzalanan protokol uyarınca, Yunanistan “monarşik ve bağımsız bir devlet” olarak tanımlandı, ancak Babıali’ye tazminat ödeyecekti. Protokol, Regency’nin Otto çoğunluğa ulaşana kadar nasıl yönetileceğini ana hatlarıyla belirtirken, ikinci Yunan kredisini de 2.4 milyon sterlin tutarında sonuçlandırdı. [206]

21 Temmuz 1832’de İngiltere’nin Yüce Babıali Büyükelçisi Sir Stratford Canning ve Büyük Güçlerin diğer temsilcileri, Arta-Volos hattında yeni Yunan Krallığı’nın sınırlarını belirleyen Konstantinopolis Antlaşması’nı imzaladılar. [207] Krallığın sınırları, Büyük Güçler tarafından imzalanan ve Konstantinopolis düzenlemesinin şartlarını onaylayan 30 Ağustos 1832 Londra Protokolünde de yinelenmiştir. [208]

SONRASINDA   

Yunan devriminin sonuçları hemen sonrasında biraz belirsizdi. Bağımsız bir Yunan devleti kurulmuştu, ancak Britanya, Rusya ve Fransa’nın Yunan siyasetinde önemli bir rol üstlenmesiyle, hükümdar olarak ithal bir Bavyera hanedanı ve bir paralı ordu vardı. [218] Ülke, on yıl süren çatışmalarla harap olmuş ve yerlerinden edilmiş mülteciler ve boş Türk mülkleriyle doluydu ve birkaç on yıl boyunca bir dizi toprak reformu gerektiriyordu. [39]

Yeni devletin nüfusu 800.000 idi ve Osmanlı İmparatorluğu’ndaki 2,5 milyon Yunan sakininin üçte birinden azını temsil ediyordu. Bir sonraki yüzyılın büyük bir kısmında sırasında Yunan devlet “kurtuluşunu aranan tutulmamış uyarınca, Osmanlı” Rumlar Megali Idea, yani bir ülkedeki tüm Yunanlıları birleştirme hedefi. [39]

Bir halk olarak, Yunanlılar artık Tuna Prenslikleri’ne prens sağlamıyorlardı ve Osmanlı İmparatorluğu’nda, özellikle de Müslüman nüfus tarafından hain olarak görülüyorlardı. O zamana kadar Osmanlı İmparatorluğu içinde yüksek mevkilerde bulunan Fenerliotlar, bundan böyle şüpheli olarak görüldüler ve özel, ayrıcalıklı statülerini kaybettiler. Rum bankacılığının ve tüccar varlığının hâkim olduğu Konstantinopolis’te ve Osmanlı İmparatorluğu’nun geri kalanında bankacılıkta çoğunlukla Rumların yerini Ermeniler almış ve Yahudi tüccarlar önem kazanmıştır. [219]

Uzun vadeli tarihsel perspektifte bu, yeni Yunan devletinin küçüklüğüne ve yoksullaşmasına rağmen Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünde ufuk açıcı bir olay oldu. İlk defa bir Hıristiyan tebaası Osmanlı yönetiminden bağımsızlığını kazanmış ve Avrupa tarafından tanınan tamamen bağımsız bir devlet kurmuştu. Daha önce, Avrupa’nın Büyük Güçleri tarafından yalnızca büyük uluslar (İngilizler veya Fransızlar gibi) ulusal kendi kaderini tayin etmeye layık görülürken, Yunan İsyanı, küçük, etnik temelli ulus devletler kavramını meşrulaştırdı ve milliyetçi hareketleri cesaretlendirdi. Osmanlı İmparatorluğu’nun diğer konu halkları arasında. Sırplar, Bulgarlar, Arnavutlar, Romenler ve Ermeniler hepsi daha sonra bağımsızlık için savaştı ve kazandı.

Savaşın sona ermesinden kısa bir süre sonra, Yunan zaferi tarafından cesaretlendirilen Rusya’ya bağımlı Polonya halkı, bağımsızlıklarını yeniden kazanma umuduyla Kasım Ayaklanması’nı başlattı. Ancak ayaklanma başarısız oldu ve Polonya’nın bağımsızlığı 1918’e kadar beklemek zorunda kaldı. Yeni kurulan Yunan devleti daha fazla genişleme için katalizör olacak ve bir yüzyıl boyunca Makedonya’nın bazı kısımları, Girit, Epir, birçok Ege Adaları ve diğer Yunanca konuşulan bölgeler yeni Yunan devletiyle birleşecek. Yunan isyancılar, Avrupa’nın muhafazakar güçlerinin bile sempatisini kazandılar.

DİPNOTLAR

i: Adanir, “Peloponnese’de Maniveya Epir’de Souli ve Himara gibi hiçbir zaman tamamen boyun eğdirilmemiş dağlık bölgelere” atıfta bulunuyor. [220]
ii: Reʿâyâ. “Sürü” veya “sürü hayvanı” anlamına gelen Arapça bir kelime. [13]
iii: Georgiadis-Arnakis, Konstantinopolis Kilisesi’nin “muhteşem bir ulusal koruma çalışması” yürüttüğünü ve Balkan yarımadasındaki tüm milliyetlerin ulusal kurtuluşuna katkıda bulunduğunu savunuyor. [221]
 iv:Morea’da hiçarmatoloiyoktu; zengin toprak sahipleri ve primatlar,kapoi kişisel korumalar ve kırsal polis olarak görev yapıyor. [222]
 v:  Clogg, belirsizliğin Filiki Eteria’ya katılanların toplam sayısını çevrelediğini iddia ediyor. Clogg’a göre, askere alma Tuna beylikleri, güney Rusya, İyon adaları ve Mora’da gerçekleştiriliyordu. Rumeli’de , Ege adalarında veya Küçük Asya’da çok az kişi işe alındı  [223]
vi:  Koliopoulos ve Veremis’in iddia ettiği gibi, Ypsilantis, mahallelerin daha “prestijli” erkekleriyle sınırlı, daha küçük bir seçmen grubu önerdi. Öte yandan, ileri gelenler genel oy hakkı ilkesinde ısrar ettiler.çünkü halklarının desteğini alabileceklerinden emindiler. Böylece, “demokratik” ilkeleri savunurken, Ypsilantis ve ordu “aristokratik” usulleri savundu. Koliopoulos & Veremis, “Ypsilantis meclisinin esasen bir kraliyet meclisi olduğu, yerel ileri gelenlerin meclisinin ise bir parlamentoya daha yakın olduğu” sonucuna varıyor. [224]
vii:  St. Clair, Yunan Bağımsızlık Savaşı’nı “bir dizi oportünist katliam” olarak nitelendiriyor. [225]
viii: Geçmişte benzer durumlarda olduğu gibi, Türkler, Patrik olarak değil, vefasız bir özne olarak Patrik’i görevden alıp değiştirdikten sonra infaz ettiler. Georgiades-Arnakis, “Babıali kiliseye bir kurum olarak saldırmamaya özen gösterse de, Yunan dini liderleri zor zamanlarda pratikte çaresiz olduklarını biliyorlardı” diyor. [221]

KAYNAKÇA

  1. Not : Yunanistan, Gregoryen takvimini 16 Şubat 1923’teresmen kabul etti(1 Mart oldu). Bundan önceki tüm tarihler, özellikle belirtilmedikçe Eski Tarzdır 
  2. Finkel, Caroline (2007). Osman’ın Rüyası: Osmanlı İmparatorluğu Tarihi  Temel Kitaplar. s. 17. ISBN 9780465008506.
  3. Woodhouse, A Story of Modern Greece , ‘The Dark Age of Greece (1453–1800)’, s. 113, Faber ve Faber (1968)
  4. Barker,Modern Avrupa’da Dini Milliyetçilik, s. 118
  5. The American Heritage Dictionary of the English Language , Dördüncü Baskı, Houghton Mifflin Company, (2004)
  6. Bisaha, Creating East and West, 114–115
    * Milton (& Diekhoff), Milton kendisi üzerine , 267
  7. Bisaha Nancy (2004). Doğu ve Batı Yaratmak: Rönesans hümanistleri ve Osmanlı Türkleri . Pennsylvania Prees Üniversitesi ISBN 0-8122-3806-0 . s. 114. 
  8. Kassis, Mani’nin Tarihi , s. 29.
  9. Kassis, Mani’nin Tarihi , s. 31–33.
  10. Svoronos, Modern Yunanistan Tarihi , s. 59
    * Vacalopoulos, Makedonya Tarihi , s. 336
  11. Kassis, Mani’nin Tarihi , s. 35.
  12. Svoronos, Modern Yunanistan Tarihi , s. 59
  13. Georgiadis – Arnakis,Konstantinopolis Rum Kilisesi, s. 238
  14. Paparrigopoulos, Helenik Millet Tarihi , Eb, s. 108
    * Svoronos, The Greek Nation , s. 89
    * Trudgill, “Yunanistan ve Avrupa Türkiye”, s. 241
  15. Clogg, A Concise History of Greece , s. 9, 40–41
  16. Koliopoulos, Nedeni Olan Brigands , s. 27
  17. Vacalopoulos, The Greek Nation, 1453–1669 , s. 211
  18. Batalas,Düzensiz Silahlı Kuvvetler, s. 156
  19. Batalas, Düzensiz Silahlı Kuvvetler , s. 154
  20. Batalas, Düzensiz Silahlı Kuvvetler , s. 156–157.
  21. Koliopoulos, Nedeni Olan Brigands , s. 29
  22. Makriyannis,Anıları,IX Arşivlenmişde 2 Ekim 2009Wayback Machine
  23. Trudgill, “Yunanistan ve Avrupa Türkiye”, s. 241
  24. Clogg,A Concise History of Greece, s. 25–26
  25. Lucien J. Frary, Russia and the Making of Modern Greek Identity, 1821-1844, OUP Oxford, 11 Haziran 2015, s. 20, 21.
  26. Svoronos’un (Nicolas) Yunanca çevirisinden, Histoire de la Grèce moderne , Presses Universitaires de France, Paris, 1972., Yunanca baskısının 59-61. Sayfaları, “Themelio”, Atina.
  27. Goldstein, Savaşlar ve Barış Antlaşmaları , s. 20
  28. Boime,Social History of Modern Art, s. 194–196
    * Trudgill, “Yunanistan ve Avrupa Türkiye”, s. 241
  29. Svoronos, Modern Yunanistan Tarihi , s. 62
  30. Paroulakis, Yunanlılar: Bağımsızlık Mücadeleleri , s. 32
  31. Clogg, Yunanistan’ın Kısa Tarihi , s. 29.
  32. [Diamantis Apostolos, “21’in açıklaması için şemalar”. 24 Mart 2014, antifono.gr, yunanca. Not: Ap. Diamantis, ortaçağ sonrası ve modern Yunan tarihinde uzmanlaşmış bir ekonomist ve tarihçidir.]
  33. Mantouvalou Maria, “Tarihyazımı ve tarihin hermenötik için kaynaklar” içinde “Aydınlanma ve Fransız Devrimi’nin encomiasts, Yunan [Devrim] ‘in korkunç sansürleri ve sahtekarları”, Kutsal Penteli Manastırı Konferansı, 12-13 Ekim 2012 . “Archontariki” baskıları, Atina, 2013, s. Yunan dilinde 127 metrekare.
    Not: M. Mantouvalou, Atina Üniversitesi’nde Modern ve Ortaçağ Yunan Filolojisi profesörüdür.
  34. Theophilus C. Prousis, Rusya’nın Yunanlıları ve Yunan Uyanışı, 1774-1821. Balkan Çalışmaları; Selanik, 28.2: 259-280. İngilizcede.
  35. Clogg, Yunanistan’ın Kısa Tarihi , s. 6
  36. Clogg, Yunanistan’ın Kısa Tarihi , s. 31
    * Dakin, Yunan bağımsızlık mücadelesi , s. 41–42
  37. Jelavich,Balkanlar Tarihi, s. 204–205.
  38.  A Concise History of Greece , s. 31–32
  39.  Sowards, Steven (14 Haziran 1999). “Modern Balkan Tarihi Üzerine Yirmi Beş Ders: Yunan Devrimi ve Yunan Devleti”. Michigan Eyalet Üniversitesi. 10 Mayıs 2008tarihindeorjinalindenarşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ağustos 2008.
  40. Richard, Laura E. Letters and Journals of Samuel Gridley Howe , sayfalar 21-26. Boston: Dana Estes & Company, 1909.
  41. Wynne William H., (1951), Eyalet iflas ve yabancı tahvil sahipleri, New Haven, Yale University Press, cilt. 2, s. 284
  42. Boime, Modern Sanatın Sosyal Tarihi , 191
  43. “İnternet Tarihi Kaynak Kitapları Projesi” . Lord Byron: Yunanistan Adaları . Alındı 5 Eylül 2008 .
  44. Boime, Social History of Modern Art , 195
    * Brown, International Politics and the Middle East , 52
    * Schick, Christian Maidens, Turkish Ravishers , 286
  45. Boime, Modern Sanatın Sosyal Tarihi , 194
  46. Brown,Uluslararası Politika ve Orta Doğu, 52
  47. Boime, Modern Sanat Sosyal Tarihi , 195–196
  48. Clogg,Yunanistan’ın Kısa Tarihi, s. 32
  49. Hitchins,Romenler, 149–150
  50. Üç Kutsal Hierarchs Manastırı – kendi tarihine bir bakış Arşivlenen de 29 Eylül 2013Wayback Machine
  51. Iaşul istoric 1821 – Iaşi, Start point of the Eteria (Rumence)
  52. Clogg, İnceleme s. 251–252.
    * Koliopoulos & Veremis, Greece: The Modern Sequel , s. 143–144.
  53. Clogg, Yunan Bağımsızlık Hareketi , s. 201
  54. Clogg, Yunanistan’ın Kısa Tarihi , s. 33
  55. Paroulakis, s. 44.
  56. Richard Clogg (20 Haziran 2002). Kısa Bir Yunanistan Tarihi . Cambridge University Press. s. 36 . ISBN 978-0-521-00479-4. Erişim tarihi: 4 Mart 2013 .
  57. Papageorgiou, “İlk Özgürlük Yılı”, s. 59.
  58. Frazee, Ortodoks Kilisesi ve Bağımsız Yunanistan , s. 19, aynı zamanda (dipnot 3) Eski Patras’lı Germanos’tan , Yunan Devriminin Anıları , 12–15.
  59. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 3.
  60. Mavrogiannis Dionyssios, “Achaia ve Moreas’ta sivil, ekonomik ve sosyal yaşamın yönleri 1821 devrimci sürecinin başlangıcında. Patras’taki Fransız konsolosunun yayınlanmamış ticari yazışmaları, Hugues Pouqueville (1820-1822)”, Peloponnesiaka , 29 ( 2007-2008), s. 262-263. (Yunan dili) Μαυρογιάννης Διονύσιος, Όψεις του πολιτικού, οικονομικού και κοινωνικού βίου στην Αχαΐα και στον1821 Ανέκδοτη εμπορική αλληλογραφία του Γάλλου προξένου στην Πάτρα(1820-1822). Πελοποννησιακά , τ. ΚΘ ‘(2007-2008), s. 262-263.
  61. Örneğin Le Courrier de l ‘Ain , 29-5-1821, s 4
  62. Journal de Savoie , 15 Haziran 1821 (NS) , s. 228.
  63. Kassis, Mani’nin Tarihi , s. 39.
    * Papageorgiou, “Birinci Özgürlük Yılı”, s. 60.
  64. Vakalopoulos, “The Great Greek Revolution”, s. 327–331
  65. Kassis, Mani’nin Tarihi , s. 39.
    * Papageorgiou, “Birinci Özgürlük Yılı”, s. 63–64.
  66. St. Clair, Yunanistan Hâlâ Özgür Olabilir , s. 45.
  67. Papageorgiou, “İlk Özgürlük Yılı”, s. 64.
  68. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 169
  69. Brewer, DavidThe Greek War of Independence, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 169.
  70. Papageorgiou, “İlk Özgürlük Yılı”, s. 60–62.
  71. Brewer, David The Greek War of Independence , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 210.
  72. Papageorgiou, “İlk Özgürlük Yılı”, s. 64–66.
  73. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 100-101.
  74. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 105.
  75. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 104.
  76. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 101.
  77. Brewer, David The Greek War of Independence , London: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 135-137.
  78. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 107.
  79. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 137.
  80. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 138.
  81. Brewer, David The Greek War of Independence London: Overlook Duckworth, 2011 page 241.
  82. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 144.
  83. David Brewer, Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 139
  84. Brewer, David The Greek War of Independence London: Overlook Duckworth, 2011 page 141.
  85. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 141.
  86. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 142.
  87. Brewer, David The Greek War of Independence London: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 142-144.
  88. Yunanistan Cumhuriyeti – Dışişleri Bakanlığı – Haiti
  89. Jean-Pierre Boyer’in Yunan Devrimcilerine Mektup
  90. “Haiti ve Yunan devrimi | Neos Kosmos” . neoskosmos.com . Erişim tarihi: 26 Mart2017 .
  91. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 126-127
  92. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 127.
  93. Koliopoulos & Veremis, Greece: The Modern Sequel , s. 14–17.
    * Papageorgiou, “First Year of Freedom”, s. 67–70.
  94. Koliopoulos & Veremis, Greece: The Modern Sequel , s. 19–20.
    * Theodoridis, “Modern Bir Devlet”, s. 129–130.
  95.  Detorakis,Girit’te Türk yönetimi, s. 375
  96. Detorakis, Girit’te Türk yönetimi , s. 365
  97. Detorakis, Girit’te Türk yönetimi , s. 378
  98. Krimbas, Yunan Denetçiler , 155
  99. Detorakis, Girit’te Türk yönetimi , s. 379
  100. St. Clair, Yunanistan Hala Özgür Olabilir , 227
  101. Detorakis, Girit’te Türk yönetimi , s. 381
  102. Detorakis,Girit’te Türk yönetimi, s. 383
  103. Bakker, Johan de (18 Mart 2003). Girit’in karşısında: Khania’dan Herakleion’a . IBTauris. s. 82–83. ISBN 978-1-85043-387-3.
  104. Vacalopoulos, Makedonya Tarihi
  105. Vacalopoulos, Makedonya Tarihi , s. 592
  106. Vacalopoulos, History of Macedonia , s. 594–595
  107. Vacalopoulos, History of Macedonia , s. 595–596
  108. Mazower, Selanik, City of Ghosts , s. 132–139
  109. Vacalopoulos, History of Macedonia , s. 601–603
  110. Vacalopoulos, Makedonya Tarihi , s. 609
  111. Vacalopoulos, Makedonya Tarihi , s. 615–619
  112. Vacalopoulos, Makedonya Tarihi , s. 627–628
  113. Vacalopoulos, History of Macedonia , s. 628–629
  114. Vacalopoulos, History of Macedonia , s. 633–636
  115. Vacalopoulos, History of Macedonia , s. 635–637
  116. Vacalopoulos, History of Macedonia , s. 638–639
  117. “Arşivlenmiş kopya” . 25 Mart 2012 tarihinde orjinalinden arşivlendi . Erişim tarihi: 22 Haziran 2011 .
  118. Brewer, s. 89–91.
  119. Brewer, s. 91–92.
  120. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 188.
  121. Tzakis, “Askeri Olaylar”, s. 73–78
  122. Brewer, David The Greek War of Independence , London: Overlook Duckworth, 2011 page 157.
  123. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 158.
  124. Brewer, David The Greek War of Independence , London: Overlook Duckworth, 2011 page 165.
  125. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 166-167.
  126. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 163-164.
  127. Brewer, DavidThe Greek War of Independence, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 164.
  128. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 149-150
  129. Brewer, David The Greek War of Independence , London: Overlook Duckworth, 2011 page 150.
  130. Dakin, The Greek Struggle for Independence , s. 96–8.
  131. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 180.
  132. Brewer, David The Greek War of Independence , London: Overlook Duckworth, 2011 page 220.
  133. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 221.
  134. Brewer, David The Greek War of Independence , London: Overlook Duckworth, 2011 page 222.
  135. Dakin, Yunan Bağımsızlık Mücadelesi , s. 99.
  136. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 223.
  137. Dakin, The Greek Struggle for Independence , s. 87–9.
  138. Rotzokos, “İç Savaşlar”, 143–151
  139. Rotzokos, “İç Savaşlar”, 152–154
  140. Dimitropoulos,Theodoros Kolokotronis, 79–81
    * Rotzokos, “Sivil Savaşlar”, 154–161
  141. Dimitropoulos,Theodoros Kolokotronis, 79–81
    * Rotzokos, “Sivil Savaşlar”, 164–170.
  142. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 235-236.
  143. Howarth, Yunan Macerası , s. 182.
    * Seyyid-Marsot, Muhammed Ali’nin Hükümdarlığında Mısır , s. 206.
  144. Brewer, David The Greek War of Independence , London: Overlook Duckworth, 2011 page 289.
  145. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 289-290.
  146. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 290.
  147. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 290-291.
  148. Brewer, David The Greek War of Independence , London: Overlook Duckworth, 2011 page 291.
  149. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 291-292.
  150. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 295.
  151. Howarth, Yunan Macerası , s. 186.
  152. Brewer, David The Greek War of Independence , London: Overlook Duckworth, 2011 page 237.
  153. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 238
  154. Howarth, Yunan Macerası , s. 188.
  155. Howarth,Yunan Macerası, s. 189.
  156. Brewer, David The Greek War of Independence , London: Overlook Duckworth, 2011 page 244.
  157. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 246.
  158. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 254.
  159. Howarth, The Greek Adventure , s. 233–34.
  160. Howarth, Yunan Macerası , s. 192–194.
  161. Howarth, Yunan Macerası , s. 195.
  162. Howarth,Yunan Macerası, s. 196.
  163. Howarth, Yunan Macerası , s. 197.
  164.  Brewer, DavidYunan Bağımsızlık SavaşıLondra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 286.
  165. Brewer, David The Greek War of Independence London: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 286-287.
  166. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık SavaşıLondra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 292.
  167. Kassis, Mani’nin Tarihi , s. 40.
  168. Kassis, Mani Tarihi , s. 40–1.
  169. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 306-307.
  170. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 310
  171. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 310.
  172. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 311.
  173. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 300.
  174. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 312.
  175. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 313.
  176. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 314.
  177. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 337.
  178. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 339.
  179. Brewer, David The Greek War of Independence , London: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 339-340.
  180. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 344.
  181. Troyat, Alexander of Russia , s. 269–270
  182. Stavrianos, 1453’ten beri Balkanlar , s. 286–288
  183. Stavrianos, 1453’ten beri Balkanlar , s. 288
  184. “Daha Yeni ve Modern Tarih” (Ιστορία Νεότερη και Σύγχρονη), Vas. Sfyroeras, Triti Gymnasiou için Okul Kitabı, 6. baskı, Atina 1996, s. 191–192
  185. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı Osmanlı Baskısından Özgürlük Mücadelesi, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 256
  186. Brewer, DavidYunan Bağımsızlık Savaşı, Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 257.
  187. Stavrianos, 1453’ten beri Balkanlar , s. 288–289
  188. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı Osmanlı Baskısından Özgürlük Mücadelesi , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 316
  189. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı Osmanlı Baskısından Özgürlük Mücadelesi , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 316-317
  190. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı Osmanlı Baskısından Özgürlük Mücadelesi , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 317
  191. Howarth, Yunan Macerası , s. 231
  192. Howarth,The Greek Adventure, s. 231–34.
  193. Howarth, The Greek Adventure , s. 236–37.
  194. Howarth, Yunan Macerası , s. 239.
  195. Howarth,Yunan Macerası, s. 241.
  196. Finlay, Yunan Devrimi Tarihi , II, 192–193
    * Williams, Osmanlı İmparatorluğu ve Halefleri , 102
  197. The French Expedition to the Morea (Work of the French Scientific Expedition to the Morea) , Melissa Publishing House, Greek and French Edition (2012). Mayıs ISBN 9789602043110 . 
  198. Finlay, Yunan Devrimi Tarihi , II, 208
  199. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 344
  200. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfalar 344-345
  201. Brewer, David Yunan Bağımsızlık Savaşı , Londra: Overlook Duckworth, 2011 sayfa 345
  202. Dimakis, Büyük Güçler ve 1821 , 525 Mücadelesi
  203. Bridge & Bullen, The Great
    Powerers and the European States System , 83* Dimakis, The Great Powerers and the Struggle of 1821 , 526–527
  204. “Londra Protokolü” . Yunanistan Dışişleri Bakanlığı. 30 Eylül 2007 tarihinde orjinalinden(DOC) arşivlendi . Alındı 26 Aralık 2008 .
  205. Clogg, A Short History of Modern Greece , s. 66–67
    * Verzijl, Tarihsel Perspektifte Uluslararası Hukuk , s. 462–463
  206. Clogg, A Short History of Modern Greece , s. 68–69
    * “Konstantinopolis Antlaşması” . Yunanistan Dışişleri Bakanlığı. Orijinalden (DOC) 2 Ekim 2008 tarihinde arşivlendi . Alındı 26 Aralık 2008 .
    * Dodsley’deki Protokolün tam metnine bakınız, Yıllık Kayıt , s. 388.
  207. Verzijl, Tarihsel Perspektifte Uluslararası Hukuk , s. 462–463. Yeni sınırlar,2 Ekim 2008 tarihinde Wayback Machine’de Arşivlenen Antlaşmanın ilk maddesindetanımlanmıştır.
  208. Konstantinopolis Antlaşması Arşivlenenler Ekim 2008 2 Wayback Machine , Yunanistan Dışişleri Bakanlığı
  209. William St Clair, That Yunanistan Hala Özgür Olabilir, Açık Kitap Yayıncıları, 2008, s.104-107 e-kitap
  210. Peacock, Herbert Leonard, A History of Modern Europe , (Heinemann Educational Publishers; 7th edition, September 1982) s. 219
  211. Theophilus C. Prousis, “Smyrna in 1821: A Russian View”, 1992, Tarih Fakültesi Yayınları.16, Kuzey Florida Üniversitesi
  212. 1821 Konstantinopolis katliamı makalesine bakın
  213. Booras, Helenik Bağımsızlık ve Amerika’nın Davaya Katkısı . s. 24.
    Brewer, Yunan Bağımsızlık Savaşı , s. 64.
  214. Finlay, Yunan Devrimi Tarihi , I, 171–172
    * Jelavich, Balkanlar Tarihi , s. 217
    * St. Clair, That Greece Hâlâ Özgür Olabilir , s. 1–3, 12
  215. St. Clair, That Greece Hala Free Olabilir , s. 80–81, 92
  216. Fisher, HAL , A History of Europe , (Edward Arnold, Londra, 1936 & 1965) s. 882
  217. Bowman, “The Jews in Greece” , s.421–422
  218. Jelavich, History of the Balkans , s. 229–34.
  219. Jelavich, Balkanlar Tarihi , s. 229
  220. Adanir, “Semi-otonomous Forces”, s. 159–160
  221. Georgiadis – Arnakis,Konstantinopolis Rum Kilisesi, s. 244.
  222. Topping, 1453–1914 Dönemi Üzerine Yunan Tarihi Yazımı , s. 168
  223. Clogg, A Short History of Modern Greece , s. 48–49
  224. Koliopoulos & Veremis, Greece: The Modern Sequel , s. 17.
  225. St.Clair, That Greece Hâlâ Özgür Olabilir , s. 92.

KAYNAKLAR

  • Απομνημονεύματα Μακρυγιάννη – εκδοση Γιάννη Βλαχογιάννη 1908.
  • Listelenen kaynaklara ve Gallant, Thomas W. (2015) ‘deki devrim tartışmasına bakın. The Edinburgh History of the Greek: The Edinburgh History of the Greek, 1768 – 1913. The Long Ondokuzuncu Yüzyıl (Cilt 9). Edinburgh: Edinburgh University Press. Mayıs ISBN 9780748636068 .

İkincil kaynaklar  

  • Adanir, Fikret (2006). “Balkanlar ve Anadolu’da Yarı Özerk Taşra Kuvvetleri”. Filoda Kate; Faroqhi, Suraiya; Kasaba, Reşat (editörler). Cambridge Türkiye Tarihi . 3 . Cambridge University Press. ISBN 0-521-62095-3.
  • Anderson, RC (1952). Levant 1559–1853’teki Deniz Savaşları . Princeton: Princeton Üniversitesi Yayınları. OCLC  1015099422 .
  • Batalas, Aşil (2003). “Bir Hırsızı Yakalamak İçin Hırsız Gönderin: On dokuzuncu Yüzyıl Ortası Yunanistan’da Devlet İnşası ve Düzensiz Askeri Oluşumların İstihdamı”. Diane E. Davis’te; Anthony W. Pereira (editörler). Düzensiz Silahlı Kuvvetler ve Siyaset ve Devlet Oluşumundaki Rolü . Cambridge University Press. ISBN 0-521-81277-1.
  • Barker, Philip W. (2008). “Yunanistan”. Modern Avrupa’da Dini Milliyetçilik . Taylor ve Francis. ISBN 978-0-415-77514-4.
  • Bisaha Nancy (2006). “Bizans ve Yunan Mülteciler”. Doğu ve Batıyı Yaratmak . Pennsylvania Üniversitesi Yayınları. ISBN 0-8122-1976-7.
  • Booras, Harris J. (1934). Helenik Bağımsızlık ve Amerika’nın Davaya Katkısı . Tuttle. ASİN B-002-2FSTL-I.
  • Bowman Steven (2004). “Yunanistan’daki Yahudiler” (PDF) . Ehrlich’te, Leonard H .; Bolozky, Shmuel; Rothstein, Robert A .; Schwartz, Murray; Berkovitz, Jay R .; Young, James E. (editörler). Dokular ve Anlamlar: Massachusetts Amherst Üniversitesi’nde Otuz Yıllık Yahudi Çalışmaları . Massachusetts Amherst Üniversitesi.
  • Brewer David (2003). Yunan Bağımsızlık Savaşı: Osmanlı Zulmünden Kurtulma Mücadelesi ve Modern Yunan Milletinin Doğuşu . Overlook Basın. ISBN 1-58567-395-1.
  • Köprü, FR; Roger Bullen (2005). “Her Ulus Kendisi İçin”. Büyük Güçler ve Avrupa Devletleri Sistemi 1814–1914 . IB Tauris. ISBN 0-582-78458-1.
  • Brown, L. Carl (1984). Uluslararası Politika ve Orta Doğu: Eski Kurallar, Tehlikeli Oyun . IBTauris. ISBN 1-85043-000-4.
  • Clogg, Richard (2002) [1992]. Kısa Bir Yunanistan Tarihi (İkinci baskı). Cambridge, Birleşik Krallık: Cambridge University Press. ISBN 0-521-00479-9.
  • Dakin, Douglas (1973). Yunan bağımsızlık mücadelesi, 1821-1833 . California Üniversitesi Yayınları. ISBN 0-520-02342-0.
  • Dakin, Douglas. “1821 Yunan Devriminin Kökenleri.” Tarih 37.131 (1952): 228–235. internet üzerinden
  • Clogg Richard (Mayıs 1972). “Derleme, Esaret Altındaki Büyük Kilise: Türk Fetih Arifesinden Yunan Kurtuluş Savaşına Kadar Konstantinopolis Patrikliği üzerine bir çalışma”. Orta Doğu Çalışmaları . 8 (2): 247–257. doi : 10.1080 / 00263207208700210 .
  • Detorakis, Theocharis (1988). “Η Τουρκοκρατία στην Κρήτη (” Girit’te Türk kuralı “)”. Panagiotakis’te Nikolaos M. (ed.). Girit, Tarih ve Medeniyet (Yunanca). II . Vikelea Kütüphanesi, Bölgesel Belediyeler Bölgesel Dernekler Birliği. s. 333–436.
  • Dodsley James (1833). Yıllık Kayıt . Kaliforniya Üniversitesi. s. 910.
  • Frazee, Charles A. (1969). “Devrim Yılı 1821”. Ortodoks Kilisesi ve Bağımsız Yunanistan . CUP Arşivi.
  • Georgiades – Arnakis, G. (Eylül 1952). “Konstantinopolis Rum Kilisesi ve Osmanlı İmparatorluğu”. Modern Tarih Dergisi . 24 (3): 235–250. doi : 10.1086 / 237518 . JSTOR  1875481 .
  • Goldstein, Erik (1992). Savaşlar ve Barış Antlaşmaları, 1816–1991: 1816–1991 . Routledge. ISBN 0-415-07822-9.
  • Grenet, Mathieu (2016). La fabrique communautaire. Les Grecs à Venise, Livourne ve Marsilya, 1770-1840 . École française d’Athènes ve École française de Rome. ISBN 978-2-7283-1210-8.
  • Hitchins Keith (1996). “Modern Devletin Başlangıcı”. Romenler, 1774–1866 . Clarendon Press. ISBN 978-0198205913.
  • Howarth, David (1976). Yunan Macerası . Fen kulübü. ISBN 0-689-10653-X.
  • Jelavich, Barbara (1983). Balkanların tarihi, 18. ve 19. yüzyıllar . New York: Cambridge University Press. ISBN 0-521-27458-3.
  • Kassis, Kyriakos (1979). Mani Tarihi . Atina: Presoft.
  • Koliopoulos, John S. (1987). Bir Nedeni Olan Tugaylar: Modern Yunanistan’da Brigandage and Irredentism, 1821–1912 . Clarendon. ISBN 0-19-888653-5.
  • Koliopoulos, John S .; Veremis, Thanos M. (2004). “Ulusa Yakışacak Bir Rejim”. Yunanistan: Modern Sequel . C. Hurst & Co. Yayıncıları. ISBN 1-85065-463-8.
  • Krimbas, Kostas B. (2005). “Jean Lamarck Kurslarında Yunan Denetçiler” . Tarihsel İnceleme . 2 : 153–159. 23 Temmuz 2011 tarihinde orjinalinden arşivlendi .
  • McGregor, Andrew James (2006). “Yunan Devriminde Mısır”. Modern Mısır’ın Askeri Tarihi . Greenwood Yayın Grubu. ISBN 0-275-98601-2.
  • Marriott, JAR Doğu Sorunu Avrupa Diplomasisinde Tarihsel Bir Çalışma (1940) s. 193–225. internet üzerinden
  • Mazower, Mark (2004). Selanik, Hayaletler Şehri: Hıristiyanlar, Müslümanlar ve Yahudiler, 1430–1950 . Londra: HarperCollins. ISBN 0-00-712023-0.
  • Michalopoulos, Dimitris, Amerika, Rusya ve Modern Yunanistan’ın Doğuşu , Washington-Londra: Academica Press, 2020, ISBN 978-1-68053-942-4
  • Miller, William (1966). “Yunan Bağımsızlık Savaşı”. Osmanlı İmparatorluğu ve Halefleri . Routledge. ISBN 0-7146-1974-4.
  • Miller, Marion S. “Bir ‘Liberal Enternasyonal’? 1820’lerde İspanya, İtalya ve Yunanistan’daki Devrimlere Karşılaştırmalı Yaklaşımlar Üzerine Perspektifler.” Akdeniz Çalışmaları 2 (1990): 61–67. internet üzerinden
  • Milton, John; Diekhoff, John Siemon (1965). Milton kendi üzerine . Cohen ve West. s. 267. OCLC  359509 .
  • Panagiotopoulos, Vassilis, ed. (2003). Modern Helenizm Tarihi (Yunanca). III . Atina: Ellinika Grammata. ISBN 960-406-540-8.
  • Papageorgiou, Stephanos P. “Özgürlüğün İlk Yılı”. s. 53–72.
  • Theodoridis, Georgios K. “Modern Bir Devlet”. s. 125–142.
  • Tzakis, Dionysis “Askeri Olaylar (1822-1824)”. s. 73–102.
  • Paparrigopoulos, Konstantin ; Karolidis, Pavlos (1925). Helen Ulusunun Tarihi . Atina: Eleftheroudakis.
  • Phillips, W. Alison. Yunan bağımsızlığı savaşı, 1821-1833 (1897) çevrimiçi
  • Pizanias, Petros (2011). 1821 Yunan devrimi: bir Avrupa olayı . ISBN 9754284253.
  • Rivlin, Brancha (1988). Yunanistan’da Holokost . Keterpress Enterprises Kudüs.
  • Roy, Hıristiyan (2005). “Duyuru”. Geleneksel Festivaller . ABC-CLIO. ISBN 1-57607-089-1.
  • St. Clair William (2008). That Greece Hâlâ Özgür Olabilir – Kurtuluş Savaşındaki Philhellenes (2. Baskı 2009). Kitap Yayıncılarını açın. doi : 10.11647 / OBP.0001 . ISBN 9781906924003.
  • Stavrianos, LS (2000). “Milliyetçilik Çağı 1815–1878”. 1453’ten beri Balkanlar . C. Hurst & Co. Yayıncıları. ISBN 1-85065-551-0.
  • Seyyid-Marsot, Afaf Lütfi (1984). “Sonuna Genişleme”. Muhammed Ali’nin Hükümdarlığında Mısır . Cambridge University Press. ISBN 0-521-28968-8.
  • Stoianovich, Traian (1960). “Fetheden Balkan Ortodoks Tüccarı”. Ekonomi Tarihi Dergisi . Cambridge University Press. 20 (2): 234–313. doi : 10.1017 / S0022050700110447 .
  • Svoronos, Nikos (2004). “Örgütün İdeolojisi ve Ulusun Hayatta Kalması”. Yunan Ulusu . Polis. ISBN 960-435-028-5.
  • Svoronos, Nikos G. (1999) [Fransızcada ilk baskı 1972]. Modern Yunanistan Tarihi (Yunanca). Aikaterini Asdracha (2007 baskısı) tarafından çevrilmiştir. Atina: Themelio. ISBN 978-960-7293-21-3.
  • Tepesi, Peter (Haziran 1961). “1453–1914 Dönemine İlişkin Yunan Tarihi Yazımı”. Modern Tarih Dergisi . 33 (2): 157–173. doi : 10.1086 / 238781 .
  • Trudgill, Peter (2000). “Yunanistan ve Avrupa Türkiye”. Barbour’da Stephen; Carmichael, Cathie (editörler). Avrupa’da Dil ve Milliyetçilik . 3 . Oxford University Press. ISBN 0-19-823671-9.
  • Troyat, Henri (1984). Rusya İskender . St Edmundsbury Press. ISBN 0-450-06041-1.
  • Vacalopoulos, Apostolos E. (1973). Makedonya Tarihi, 1354–1833 (P. Megann tarafından çevrilmiştir) . Zeno Yayıncılar. ISBN 0-900834-89-7.
  • Vakalopoulos, Apostolos E. (1974). Ιστορία του νέου ελληνισμού, Τόμος Α ′: Αρχές και διαμόρφωσή του (Έκδοση Β ′)Modern Helenizm Tarihi, Cilt I: Kökenleri ve oluşumu (2. Baskı) ] (Yunanca). Selanik.
  • Vakalopoulos, Apostolos E. (1976). Ιστορία του νέου ελληνισμού, Τόμος B ‘: Οι ιστορικές βάσεις της νεοελληνικής κοινωνίας και οικονομίας (Έκδοση Β’) [ Tarih Modern Helenizm, Cilt II: Modern Yunan toplum ve ekonomi (2nd Edition) tarihsel temeli ] (Yunanca). Selanik.
  • Vakalopoulos, Apostolos E. (1968). Ιστορία του νέου ελληνισμού, Τόμος Γ ′: Τουρκοκρατία 1453–1669 – γώι αγώνες για την πίστη και τηα Έκδλευθερίη (Έκδλευθερίη)Modern Helenizm Tarihi, Cilt III: Türk yönetimi 1453-1669 – İnanç ve özgürlük için mücadeleler (2. Baskı) ] (Yunanca). Selanik.
  • Vakalopoulos, Apostolos E. (1973). Στορία του νέου ελληνισμού, Τόμος Δ ′: Τουρκοκρατία 1669–1812 – ο οικονομική άνοδος και ο φωτισοου ονο ελληνισμούModern Helenizm Tarihi, Cilt IV: Türk yönetimi 1669–1812 – Ekonomik kalkınma ve ulusun aydınlanması (2. Baskı) ] (Yunanca). Selanik.
  • Vakalopoulos, Apostolos E. (1980). Ιστορία του νέου ελληνισμού, Τόμος Ε ′: Η Μεγάλη Ελληνική Επανάσταση (1821–1829) – Οι προϋποθέσεις κοιοθέσβάιςModern Helenizm Tarihi, Cilt V: Büyük Yunan Devrimi (1821-1829) – Önkoşulları ve temelleri, 1813-1822 ] (Yunanca). Selanik.
  • Vakalopoulos, Apostolos E. (1982). Ιστορία του νέου ελληνισμού, Τόμος ΣΤ ′: Η Μεγάλη Ελληνική Επανάσταση (1821–1829) – Η εσωτερική κρίση (1822–1825)Modern Helenizm Tarihi, Cilt VI: Büyük Yunan Devrimi (1821-1829) – İç Kriz (1822-1825) ] (Yunanca). Selanik.
  • Vakalopoulos, Apostolos E. (1986). Ιστορία του νέου ελληνισμού, Τόμος Ζ ′: Η Μεγάλη Ελληνική Επανάσταση (1821–1829) – Ο αφρικανιλμ σιμού ,τ18Modern Helenizm Tarihi, Cilt VII: Büyük Yunan Devrimi (1821-1829) – Afrika simoom veya İbrahim’in Yunanistan’daki baskını (1825-1828) ] (Yunanca). Selanik.
  • Vakalopoulos, Apostolos E. (1988). .Modern Helenizm Tarihi, Cilt VIII: Büyük Yunan Devrimi (1821-1829) – Ioannis Kapodistrias veya modern Yunan devletinin sancılı doğuşu (1828–27 Eylül 1831) ] (Yunanca). Selanik: Emm. Sfakianakis & Sons.
  • Vacalopoulos, Apostolos E. (1975). Yunan Ulusu, 1453–1669: Modern Yunan Toplumunun Kültürel ve Ekonomik Arka Planı . Rutgers University Press. ISBN 0-8135-0810-X.
  • Verzijl, Jan Hendrik Willem (1968). Tarihsel Açıdan Uluslararası Hukuk . VI . Martinus Nijhoff Yayıncılar . ISBN 90-286-0223-2.